31.9 C
Mersin
11 Eylül 2026
ALİMLER EVLİYALAR

Molla Fenari Hazretleri

OSMANLI’NIN İLK ŞEYHÜLİSLAMI VE HUKUK DEHASI: MOLLA FENÂRÎ HAZRETLERİ (R.A.)

Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş felsefesini, idari yapısını ve ilmi omurgasını sistemleştiren, devletin hukuk nizamını cihanşümul bir seviyeye çıkaran kurucu dâhi Molla Fenârî’dir. Osmanlı Devleti’nin ilk Şeyhülislamı (Başmüftüsü) olma şerefine erişen, tam adıyla Şemseddin Muhammed bin Hamza el-Fenârî (v. 834/1431), Maveraünnehir bölgesinde veya Bursa yakınlarında dünyaya gelmiştir. O, sadece bir fıkıh alimi veya kadı değil; mantıktan astronomiye, tefsirden tasavvuf felsefesine kadar çağının tüm ilimlerini şahsında eritmiş evrensel bir İslam fakihiydi.

Bursa Medreselerinden Osmanlı İlmiye Sınıfının Zirvesine

Molla Fenârî, ilk eğitimini babasından aldıktan sonra dönemin en büyük ilim merkezleri olan Amasya, Konya ve Kahire medreselerinde okudu. Özellikle Kahire’de Hanefi fıkhının ve usulünün en büyük otoritelerinden dersler alarak Osmanlı topraklarına muazzam bir ilmi birikimle döndü.

Çandarlı Ali Paşa ve Sultan I. Murad dönemlerinde Bursa kadılığına getirildi. Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed ve II. Murad hanlar döneminde devletin en yüksek ilmi istişare makamında bulundu. 1424 yılında Sultan II. Murad tarafından resmi olarak ihdas edilen “Şeyhülislamlık” makamına getirilen ilk kişi oldu. O, Osmanlı devlet mekanizmasında adaletin ve hukukun, padişahın iradesinin dahi üstünde olduğunu gösteren sarsılmaz bir adalet kalesiydi. Padişahların hukuka aykırı kararlarına karşı koymaktan bir an bile çekinmemiştir.

İbnü’l-Arabî Felsefesi ile Fıkhın Muazzam Sentezi

Molla Fenârî’yi tarihteki diğer hukukçulardan ayıran en meşhur yönü, zahiri fıkıh ilmi ile Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin “Vahdet-i Vücûd” tasavvuf felsefesini kusursuz bir şekilde birleştirmesidir. O, Şeyh-i Ekber’in en büyük talebesi Sadreddin Konevî’nin ekolünden beslenmişti. Yazdığı anıtsal tefsir eseri “Aynü’l-A’yân” ve fıkıh usulüne dair başyapıtı “Fusûlü’l-Bedâyi”, İslam dünyasında yüzlerce yıl medreselerde en yüksek düzeyde ders kitabı olarak okutulmuştur.

O, hukuku sadece kuru kanun maddeleri olarak görmüyor, evrensel varlık felsefesiyle temellendiriyordu. Aynı zamanda mantık ilmine dair yazdığı İsâgûcî Şerhi (el-Fevâidü’l-Fenâriyye), Osmanlı entelektüel zihnini şekillendiren en temel mantık kitabı olmuştur. Matematik ve astronomi alanındaki derin vukufiyeti sayesinde Osmanlı medreselerinin fen ilimleriyle dini ilimleri bir arada okutan o meşhur dengesini kurmuştur.

Ticari Ahlakı, Zenginliği ve Vefatı

Molla Fenârî, devletten aldığı maaşla yetinmeyen, ipek ticaretiyle uğraşan çok zengin bir tüccardı. Ancak onun zenginliği, tamamen fakirlerin, yetimlerin ve talebelerin hizmetine sunulmuş bir infak kaynağıydı. Bursa’da kendi parasıyla camiler, medreseler ve devasa bir kütüphane inşa ettirmiştir. Ticaretteki dürüstlüğü ve helal kazanç hassasiyeti halk arasında efsane gibi anlatılırdı.

Ömrünün son döneminde gözlerine karasu inerek görme yetisini kaybeden Molla Fenârî, dualar ve tıbbi müdahaleler neticesinde gözlerinin yeniden açılmasının ardından, Allah’a şükür nişanesi olarak ömrünün son haccını yapmak üzere Hicaz’a gitti. Dönüşte 1431 yılında Bursa’da vefat etti. Kabri, Bursa’da kendi adını taşıyan caminin bahçesindedir. O, Osmanlı ilim ve adalet dünyasının kurucu babasıdır.

Kaynak: islamvetarih.com


İlgili Yazılar

Rabiatül Adeviyye

admin

İmam Enes Bin Malik

admin

İbn-i Sina

admin

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Oku