İslam düşünce, akâid ve kelam tarihinde, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in ana gövdesini oluşturan iki büyük okul mevcuttur: Mâtürîdîlik ve Eş’arîlik. Bu iki kelam ekolü, İslam’ın temel inanç esaslarında, uluhiyet ve nübüvvet ilkelerinde tamamen müttefik olmakla birlikte, nassları anlama ve bazı felsefi-kelami detayları metodolojik olarak şerhetme hususunda kendilerine has bazı farklı yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Bu ince ve derinlikli akademik ayrışmaların en meşhurlarından biri, Yaratıcı’nın fiili sıfatlarının merkezinde yer alan “Tekvin” (yaratma/yoktan var etme) sıfatının mahiyeti meselesidir.
Bu makalede, iki ekolün “Tekvin sıfatı müstakil (bağımsız) bir sıfat mıdır, yoksa başka bir subuti sıfatın taallukundan mı ibarettir?” sorusuna verdikleri fıkhi-kelami cevapları, bu cevapların ardındaki mantıki gerekçeleri ve itikadi sonuçları inceleyeceğiz. Siteniz islamvetarih.com okuyucuları için Ehl-i Sünnet içi bu entelektüel zenginliği detaylandıracağız.
1. Kavramsal Altyapı: Subutî ve Fiilî Sıfatlar Ne Demektir?
Meseleyi doğru tahlil edebilmek için Ehl-i Sünnet akâidinde yer alan ilahi sıfat tasnifini hatırlatmak gerekir. Cenâb-ı Hakk’ın varlığı zorunlu olan ve kemal ifade eden sıfatlarına Subutî Sıfatlar denir. Bunlar; Hayat, İlim, Semî (İşitme), Basar (Görme), İrade, Kudret, Kelam ve Mâtürîdîlere göre Tekvin sıfatlarıdır.
- Tekvin Sıfatının Tanımı: Sözlükte “yaratmak, icat etmek, bir şeyi yoktan var etmek” anlamına gelen tekvin; ilahi bir terim olarak Allah Teâlâ’nın dilediği bir varlığı kâinat sahnesine çıkarması, rızıklandırması, diriltmesi veya öldürmesi gibi tüm fiili eylemlerinin arkasındaki asıl sıfattır.
- Ayrışmanın Temeli: Her iki ekol de Allah’ın “Yaratıcı” (Hâlık) olduğunda ittifak halindedir. Tartışma, bu yaratma eyleminin arkasında zat ile kaim, ezeli ve müstakil bir “Tekvin” sıfatının olup olmadığı; yoksa bu eylemin zaten var olan Kudret ve İrade sıfatlarının bir sonucu mu olduğu noktasında düğümlenmektedir.
2. İmam Mâtürîdî ve Semerkand Okulunun Yaklaşımı: Ezeli ve Müstakil Sıfat
İmam Mâtürîdî ve onu takip eden Hanefi-Mâtürîdî ulemasına göre, Tekvin sıfatı tıpkı ilim ve kudret gibi Allah’ın zatıyla kaim, ezeli, ebedi ve müstakil bir subutî sıfattır. Dolayısıyla Mâtürîdî akâid metinlerinde subutî sıfatların sayısı yedi değil, sekiz olarak zikredilir.
Mâtürîdî ekolünün bu tez için sunduğu kelami ve mantıki deliller şöyledir:
- Sıfatların Ezeliliği İlkesi: Mâtürîdîlere göre Allah’ın sıfatlarında sonradan olma (hudûs) durumu düşünülemez. Eğer tekvin (yaratma) sıfatı ezeli kabul edilmezse, Allah’ın kâinatı yarattığı an (hadis olarak) sonradan “Yaratıcı” vasfını kazandığını söylemek gerekir ki bu durum ilahi zatta bir değişime işaret eder. Allah, kâinatı yaratmadan önce de ezeli olarak “Yaratıcı” (Hâlık) idi. Dolayısıyla tekvin sıfatı ezelidir ve bağımsızdır.
- Kudret ile Tekvin Arasındaki Fark: Mâtürîdîler, Eş’arîlerin “Kudret sıfatı yeterlidir” iddiasına karşı çıkarak şu fıkhi ayrımı yaparlar: Kudret, bir şeyi yapabilme veya yapmama gücüdür (potansiyel güçtür). Tekvin ise o gücü fiiliyata dökme, nesneyi doğrudan varlık alemine çıkarma eylemidir. Bir şeyin gücüne sahip olmakla, o şeyi bizzat var etmek fıkhen ve aklen farklı kavramlar olduğundan, tekvin kudretten ayrı, müstakil bir sıfat olmak zorundadır.
3. İmam Eş’arî ve Basra-Bağdat Okulunun Yaklaşımı: Kudret ve İradenin Taalluku
İmam Eş’arî ve Şâfiî/Maliki fukahasının takip ettiği Eş’arî kelam sistemine göre ise, Tekvin müstakil ve ezeli bir sıfat değildir. Allah’ın subutî sıfatları yedi tanedir. Yaratma, rızık verme, diriltme gibi fiiller (fiilî sıfatlar), Allah’ın ezeli olan Kudret sıfatının, İrade sıfatına uygun olarak kâinattaki nesnelere zamanı gelince etki etmesinden (taallukundan) ibarettir.
Eş’arîlerin bu yöntemi benimseme gerekçeleri şu esaslara dayanır:
- Hâdis (Sonradan Olan) Fiiller: Eş’arîlere göre yaratmak, rızıklandırmak, öldürmek gibi fiiller doğrudan yaratılan varlıklarla (meful/mahluk) ilişkilidir. Yaratılan şeyler sonradan var olduğuna göre, bu fiiller de kâinatın yaratılmasıyla birlikte zaman içinde tecelli eden nisbî durumlardır. Ezeli olan kudret sıfatı, zamanı gelince nesneyi yoktan var eder; biz bu var etme eylemine akli bir isimlendirme olarak “tekvin” deriz. Müstakil bir sıfat icat etmek, sıfatların sayısını gereksiz yere artırmak (taaddüd-i kudemâ tehlikesi) anlamına gelebilir.
- Kudret Sıfatının Kifayeti: Eş’arî kelamcıları derler ki: Allah’ın ezeli kudret sıfatı, kâinattaki her şeyi yoktan var etmeye ve çekip çevirmeye tam anlamıyla yeterlidir. Kudretin yanına bir de yaratma işini yapması için ayrı bir “tekvin” sıfatı eklemek, ilahi sıfatlar arasında işlevsel bir mükerrerliğe yol açar.
4. İki Ekolün Yaklaşımlarının Karşılaştırmalı Özeti
Ehl-i Sünnet içi bu zarif kelami tartışmayı ve usul farkını daha net kavrayabilmek adına argümanları şu şekilde şemalaştırabiliriz:
| Kelamî Boyut | Mâtürîdî Ekolü | Eş’arî Ekolü |
|---|---|---|
| Subutî Sıfat Sayısı | 8 Sıfat (Tekvin Dahil) | 7 Sıfat (Tekvin Hariç) |
| Tekvinin Mahiyeti | Zat ile kaim, ezeli ve müstakil bir asıldır. | Kudret ve iradenin nesnelere olan zamanlı taallukudur. |
| Fiilî Sıfatların Durumu | Ezeli ve ebedidir (Allah hep Hâlık’tır). | İtibari ve hadistir (Kâinatla birlikte tecelli eder). |
| Temel Mantık | İlahi sıfatlarda sonradan değişimi engellemek. | Sıfatların sayısını sınırlı tutup kudretin mutlaklığını korumak. |
Sonuç
Web sitemiz islamvetarih.com okuyucularının ve İslam düşüncesi araştırmacılarının ehemmiyetle bilmesi gerekir ki; Mâtürîdî ve Eş’arî ekolleri arasındaki bu “Tekvin sıfatı” tartışması, asla bir inanç ve itikad kavgası değildir. Her iki okul da Allah Teâlâ’nın mutlak yaratıcı, yegane rızık verici ve kâinatın tek hakimi olduğu akidesinde tam bir icma halindedir. Buradaki ayrışma, ilahi sıfatların felsefi ve dilsel olarak nasıl tasnif edileceğine dair akademik ve metodolojik bir üslup farkından ibarettir. Ehl-i Sünnet’in bu iki mutedil kanadının geliştirdiği bu derinlikli argümanlar, İslam kelam medeniyetinin ne kadar yüksek bir entelektüel ve mantıki olgunluğa sahip olduğunun en somut nişanesidir.
Kaynakça
- Mâtürîdî, Ebû Mansûr, Kitâbü’t-Tevhîd, Allah’ın Sıfatları ve Tekvin Sıfatının Ezeliliği Bölümü.
- Eş’arî, Ebü’l-Hasan, el-Luma’ fî er-Redd ‘alâ Ehli’l-Zeyg ve’l-Bida’, Sıfatlar Bahsi, Kahire.
- Nesefî, Ebû Mansûr, Tabsıratü’l-Edille fî Usûli’d-Dîn, Tekvin ve Kudret Münazaraları.
- Taftazânî, Şerhu’l-Akâid, Mâtürîdî ve Eş’arî Farkları Bölümü, İstanbul.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam Ansiklopedisi, “Tekvin” ve “Sıfat” Maddeleri.
KAYNAK: islamvetarih.com