17.9 C
Mersin
2 Ekim 2026
Image default
MAKALELER

Teknoloji Nimeti mi, İmtihan mı?

Sahip olduğumuz araç, gereç ve teknolojik nimetleri hayır yolunda kullanabiliyor muyuz acaba?

Yüzlerce yıl önce ne teknoloji ne de bugünkü anlamda gelişmiş araçlar vardı. Bilgiye ulaşmak neredeyse imkânsızdı. Bir insanın başka bir şehirde, ülkede veya kıtada meydana gelen bir olaydan haberdar olması günler, hatta aylar sürebiliyordu. Bir kitabın çoğaltılması bile büyük bir emek ve zaman gerektiriyordu.

Oysa bizler bugün adeta teknoloji ve kolaylık nimetinin içinde yüzüyoruz. Dünyanın öbür ucundaki bir insanla saniyeler içerisinde iletişim kurabiliyor, istediğimiz bilgiye birkaç saniye içerisinde ulaşabiliyor, kitapları, makaleleri, dersleri ve ilmî eserleri bir ekran üzerinden okuyabiliyoruz.

Peki bizler bu kadar nimet içindeyken bu nimetlerin hakkını verebiliyor muyuz? Bu nimetleri insanlık ve İslam adına hayırda kullanabiliyor muyuz?

Çok azımız istisna, hiç zannetmiyoruz!

İnternete ve sanal dünyaya baktığımızda hayırdan çok şerre hizmet ettiğimizi görüyoruz. İnsanların saatlerini boş ve faydasız içeriklerle tükettiği, yalanların hızla yayıldığı, kötü sözlerin ve kötü görüntülerin milyonlarca insana ulaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Oysa aynı internet, bir insanın yıllarca ulaşamayacağı bilgiye birkaç saniye içerisinde ulaşmasını da sağlayabiliyor.

Demek ki asıl mesele teknoloji değildir. Mesele, insanın elindeki teknolojiyi hangi amaçla kullandığıdır.

Bir bıçak düşünün. Bıçak kendi başına ne hayırdır ne de şerdir. Onunla bir insan yemek hazırlayabilir, sebze doğrayabilir veya faydalı bir iş yapabilir. Fakat aynı araç kötü bir amaçla kullanıldığında zarara da sebep olabilir. Teknoloji de böyledir.

Telefon, bilgisayar, internet ve sosyal medya da aslında birer araçtır. Bunların insan hayatındaki etkisini belirleyen, büyük ölçüde onları kullanan insanın niyetidir.

Bir insan telefonuyla Kur’an okuyabilir, ilmî bir ders dinleyebilir, faydalı bir kitap okuyabilir, insanlara güzel bir bilgi ulaştırabilir. Başka bir insan ise aynı telefonla saatlerini boş şeylerle geçirebilir, insanları birbirine düşürebilir veya kötü ve zararlı içeriklerin yayılmasına vesile olabilir.

Aynı nimet, iki farklı insanın elinde iki farklı sonuca dönüşebilmektedir.

İşte burada insanın sorumluluğu başlamaktadır.

Unutmayalım ki bizlere sunulan bu teknoloji nimetinin hesabı elbet sorulacaktır. Çünkü sahip olduğumuz her imkân, aynı zamanda bir sorumluluktur. Bize verilen zamanın, sağlığın, malın ve sahip olduğumuz diğer nimetlerin nasıl kullanıldığının bir hesabı olduğu gibi, bugün elimizde bulunan teknolojik imkânların da nasıl kullanıldığının hesabı olacaktır.

Bugün bir insanın tek başına ulaşamayacağı kadar geniş bir kitleye ulaşabilmesi mümkündür. Bir kişinin yazdığı bir yazı, çektiği bir video veya paylaştığı bir bilgi birkaç saat içerisinde binlerce, hatta milyonlarca insana ulaşabilir.

Bu büyük bir imkândır.

Fakat büyük imkân, beraberinde büyük sorumluluk da getirir.

Çünkü insan bazen sadece yaptığı kötülükten değil, yaptığı kötülüğün başkalarına ulaşmasına vesile olmaktan da sorumlu hâle gelebilir. Aynı şekilde bir insanın güzel bir bilgiye vesile olması, bir insanın faydalı bir eser okumasına vesile olması veya bir insanın hayırlı bir işe yönelmesine katkı sağlaması da büyük bir iyilik olabilir.

Bu sebeple teknolojiye sadece bir eğlence veya vakit geçirme aracı olarak bakmamalıyız.

Elimizdeki telefonun, bilgisayarın ve internetin bize ne kazandırdığını değil, bizim bunlarla insanlara ne kazandırdığımızı da düşünmeliyiz.

Dikkat ederseniz geçmişte Allah, her bir toplumu farklı farklı nimetler ile sınamıştı. Lütfedilen bu nimetlerin hakkını veremeyen ve kötüye kullanan her toplum, işin sonunda feci bir hâlde helâk olup tarihe karışmıştı.

Bugün bizim imtihanımızın şekli de farklı olabilir.

Elimizde daha önceki nesillerde bulunmayan imkânlar var. Bir tuşa dokunarak dünyanın diğer ucundaki insana ulaşabiliyoruz. Birkaç dakika içerisinde yüzlerce sayfalık bilgiye erişebiliyoruz. İlmî eserleri, Kur’an-ı Kerim’i, hadisleri, tarih kitaplarını ve sayısız faydalı kaynağı taşıyabiliyoruz.

Peki bütün bunlara rağmen zamanımızı neyle tüketiyoruz?

Bize verilen bu büyük imkânları ne kadar hayır için kullanıyoruz?

Kaç kişiye faydalı bir bilgi ulaştırıyoruz?

Kaç insanın hayırlı bir işe yönelmesine vesile oluyoruz?

Belki de bugün kendimize sormamız gereken en önemli sorulardan biri budur.

Çünkü teknoloji çağında yaşamak başlı başına bir üstünlük değildir. Asıl mesele, bu çağın bize sunduğu imkânları nasıl değerlendirdiğimizdir.

Dikkat edin, Allah bizleri de bugün teknoloji nimeti ile sınıyor.

Öyleyse elimizdeki bu nimeti israf etmeyelim. Bize verilen imkânları yalnızca kendimiz için değil, insanlık ve İslam adına faydalı işler yapmak için de kullanalım.

Çünkü teknoloji bize verilmiş bir araçtır. Onu hayra da kullanabiliriz, şerre de.

Tercih ise bizim elimizdedir.

Celal Yağmur / islamvetarih.com

Kaynak Göster:
Yağmur, Celal. "Teknoloji Nimeti mi, İmtihan mı?." İslam ve Tarih. 2026. Erişim Tarihi: Ekim 2, 2026 at 01:43. https://islamvetarih.com/teknoloji-nimeti-mi-imtihan-mi/.

İlgili Yazılar

Filistin’i imha anlaşması!

Celal Yağmur

Yahudi Cesaret Ödülünün Erdoğan’a Verildiği İddiası

Celal Yağmur

Kurtuluş İçin Ne Gereklidir

Celal Yağmur

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Oku