19.6 C
Mersin
20 Eylül 2026
Image default
İSLAM TARİHİ

Zatüssavari Direkler Savaşı

AKDENİZ’İN KADERİNİ DEĞİŞTİREN DENİZ MUCİZESİ: ZÂTÜSSAVÂRÎ (DİREKLER SAVAŞI) VÈ BİZANS’A ATILAN İLK DENİZ DÜĞMÜ

İslam askeri tarihi denildiğinde zihinlerde genellikle çöl sıcağında, at sırtında veya develer üzerinde kılıç sallayan süvarilerin çetin meydan savaşları canlanır. Ancak Müslümanların, hicretten sadece otuz yıl sonra, o güne kadar denizleri mutlak bir imparatorluk gölü olarak gören Bizans’a karşı Akdeniz’in dalgaları arasında muazzam bir deniz savaşı kazandığı gerçeği genellikle tarih kitaplarının gölgesinde kalmıştır. Miladi 655 (Hicri 35) yılında gerçekleşen ve gemi direklerinin çokluğundan ötürü İslam tarihçileri tarafından Zâtüssavârî (Direkler Savaşı) olarak adlandırılan bu muazzam deniz muharebesi, İslam devletinin ilk siber-stratejik deniz zaferi ve Bizans’ın Akdeniz’deki mutlak hakimiyetine indirilen ilk büyük darbedir [1.1].

Çöl Savaşçılarından Akdeniz Bahriyesine Uzanan Stratejik Akıl

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) vefatının ardından Hz. Ömer döneminde Suriye ve Mısır fethedilmiş, ancak Bizans donanması Akdeniz kıyılarındaki Müslüman şehirlerini denizden sürekli bombalayarak ve baskınlar düzenleyerek tehdit etmeye devam etmişti. Suriye Valisi Hz. Muâviye bin Ebû Süfyan, denizden gelen bu tehlikeyi kökten bitirmek amacıyla bir İslam donanması kurulması fikrini ortaya attı. Hz. Osman’ın halifeliği döneminde onay alan bu proje neticesinde; Şam, Akka ve İskenderiye tersanelerinde harika savaş gemileri (kadırgalar) inşa edildi. Çölün evlatları, Akdeniz’in hırçın dalgalarıyla mücadele edecek muazzam bir bahriye nizamı kurdular. Kıbrıs’ın fethiyle rüştünü ispat eden bu genç donanma, çok geçmeden Bizans’ın yüzen kaleleriyle Akdeniz’in ortasında ölümcül bir hesaplaşmaya girecekti [1.1].

Finike Açıklarında 500 Bizans Gemisine Karşı İlk Hilal Sancağı

Bizans İmparatoru II. Constans, Müslümanların denizlerde bir güç haline gelmesini kendi imparatorluğunun sonu olarak gördü ve İslam donanmasını tamamen yok etmek amacıyla 500’den fazla savaş gemisinden oluşan devasa bir armada hazırlayarak bizzat donanmanın başına geçti. Suriye Valisi Muâviye ve Mısır Valisi Abdullah bin Sa’d bin Ebî Serh komutasındaki İslam donanması ise yaklaşık 200 gemiyle Antalya’nın Finike (Fenike) açılarında Bizans armadasının karşısına dikildi [1.1].

Savaşın başladığı ilk gün, denizcilik tecrübesi üst düzeyde olan Bizanslılar, rüzgarı arkalarına alarak Müslüman gemilerini dalgalarla yıpratmayı ve uzaktan fırlattıkları Grek Ateşi (Rum Ateşi) ve devasa oklarla İslam gemilerini yakmayı hedeflediler. Eğer savaş açık denizde, klasik bir gemi manevrası şeklinde devam etseydi, çöl kökenli Müslüman askerlerin bu çetin mücadeleyi kazanması tıbben ve askeri olarak imkansızdı. İşte tam bu saniyede, İslam ordusunun başkomutanı Abdullah bin Sa’d, dünya denizcilik tarihine geçecek dâhi ve ezber bozan bir taktik geliştirdi [1.1].

Gemileri Birbirine Bağlayan Akıl: Karada Deniz Savaşı Taktikleri

Müslüman komutan, rüzgarın dindiği bir gece vaktinde askerlerine tarihi bir emir verdi: Tüm Müslüman gemileri, Bizans gemilerine doğru yanaşacak ve kancalar, halatlarla Bizans gemilerine sıkıca bağlanacaktı.

Gecenin karanlığında sessizce ilerleyen İslam kadırgaları, Bizans donanmasına rampa yaptı ve yüzlerce gemi halatlarla birbirine kenetlendi. Akdeniz’in ortasında, yüzlerce gemiden oluşan ve adeta yüzen devasa bir ahşap ada (ada platformu) inşa edilmişti. Gemilerin direkleri bir orman gibi gökyüzüne yükseliyordu; savaşa “Zâtüssavârî” (Direkler Sahibi) denmesinin meşhur nedeni buydu [1.1].

Bu dâhi hamleyle birlikte Bizans donanmasının manevra kabiliyeti, rüzgar avantajı ve denizcilik tecrübesi tek bir saniyede sıfırlandı. Deniz savaşı, bir anda Müslümanların en iyi bildiği şeye; göğüs göğse çarpışılan çetin bir meydan savaşına dönüştü. Müslüman süvariler ve piyadeler, gemilerin güvertelerini birer köprü gibi kullanarak Bizans askerlerinin üzerine atıldılar. Günlerce süren ve deniz sularının kana bulandığı bu dehşetli güverte savaşının neticesinde Bizans armadası tamamen imha edildi. İmparator II. Constans kıyafetlerini değiştirerek canını zor kurtardı ve bir balıkçı teknesiyle kaçtı [1.1].

Zâtüssavârî Zaferi; İslam devletinin Akdeniz’deki varlığını tescillemiş, İstanbul’un denizden kuşatılmasının (hicri 54 yılındaki ilk kuşatma) kapılarını açmış ve Doğu Akdeniz’deki Bizans hegemonyasını sonsuza kadar tarihe gömmüştür [1.1].


Kaynakça ve Askeri Strateji Pınarı: Bu az bilinen askeri deniz araştırmamız; İslam tarihinin en büyük kurucu kaynaklarından İbnü’l-Esîr’in el-Kâmil fi’t-Târîh (Hicri 35 Yılı Hadiseleri) külliyatı, İmam Taberî’nin Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk eseri, İbn Haldûn’un el-İber adlı tarih felsefesi eseri ve modern askeri deniz harp akademilerinin “Klasik Dönem Akdeniz Deniz Stratejileri” üzerine yayınladığı taktik tahlillerinden derlenerek kaleme alınmıştır [1.1]

Kaynak: islamvetarih.com


Kaynak Göster:
Yağmur, Celal. "Zatüssavari Direkler Savaşı." İslam ve Tarih. 2026. Erişim Tarihi: Eylül 20, 2026 at 08:19. https://islamvetarih.com/zatussavari-direkler-savasi/.

İlgili Yazılar

Hayber Yahudileri

Celal Yağmur

Batı Afrika’da İslam’ın Yayılması-Gana İmparatorluğu

Celal Yağmur

Fetih ve Tebliğ

Celal Yağmur

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Oku