GİZEMCİ VE BATÂNİ YORUMUN ZİRVESİ: İSMAİLİYYE MEZHEBİ
Şiiliğin tarih boyunca en mistik, gizemci, felsefi ve siyasi örgütlenme yeteneği en yüksek olan kollarından biri İsmailiyyedir. Mezhebin doğuşu, Şia dünyasının altıncı imamı olan Cafer-i Sadık’ın vefatının (Hicri 148 / M. 765) ardından yaşanan veraset krizine dayanır. Cafer-i Sadık, büyük oğlu İsmail’i kendisinden sonraki imam olarak tayin etmişti ancak İsmail, babası henüz hayattayken vefat etti. İmam Cafer vefat edince, Şiilerin büyük çoğunluğu diğer oğul Musa el-Kâzım’ın imamlığını kabul ederken, küçük bir grup imamet hakkının ve ilahi karizmanın ölen İsmail bin Cafer’e ve onun oğlu Muhammed’e ait olduğunu iddia ederek ana gövdeden ayrıldılar. Bu gruba İsmailiyye (veya yedi imam inancından ötürü Seb’iyye) denmiştir.
Batıni Tevil ve Din Felsefesi
İsmailiyye, İslam dünyasında “Batınilik” (Gizemcilik) akımının en büyük teorisyenidir. Onların inanç sistemine göre, evrendeki ve Kur’an’daki her şeyin bir zahiri (görünen, dış) yüzü, bir de sadece imam ve onun yetkilendirdiği dâîler (davetçiler) tarafından bilinebilen batıni (gizli, iç) anlamı vardır. Ayetlerin lafzi emirleri (namaz, oruç, hac vb.) avam halk içindir; bu amellerin batıni manasını çözen ve imama tam teslimiyet gösteren seçkin mutasavvıflar için şeriatın zahiri yükümlülükleri düşebilir.
Bu gizemci yapı, İsmailiyye’yi Neo-Platoncu (Yeni Eflatuncu) felsefe, Hint mistisizmi ve Gnostisizm ile harmanlamıştır. Evrenin yaratılışını “Sudûr” (Tanrısal ışığın kat kat aşağı doğru yayılması) teorisiyle açıklarlar. Akıl ve nefis kavramlarına teolojik roller yüklemişlerdir.
Siyasi Güç Alanları: Fatımiler ve Alamut Kalesi (Haşhaşiler)
İsmailiyye, tarih sahnesinde sadece fikri bir hareket olarak kalmamış, İslam dünyasının gidişatını değiştiren devasa siyasi yapılar kurmuştur:
- Fatımi Devleti: Kuzey Afrika ve Mısır’da kurulan Fatımiler, İsmaili inancını devletin resmi ideolojisi haline getirmiş, Kahire’de meşhur El-Ezher üniversitesini kurarak kendi batıni dâîlerini yetiştirmişlerdir. Abbasi hilafetine karşı yüzyıllar boyunca çok güçlü bir alternatif olmuşlardır.
- Nizari-İsmaili Hareketi ve Hasan Sabbah: Fatımi devletinin yıkılış sürecinde yaşanan taht kavgaları sonucu mezhep “Nizariler” ve “Mustaliler” olarak ikiye bölündü. Nizariliği benimseyen meşhur strateji dehası Hasan Sabbah, İran’daki Alamut Kalesi’ni ele geçirerek tarihin ilk organize fedai/suikast şebekesini (Haşhaşiler) kurdu. Büyük Selçuklu Devleti’nin meşhur veziri Nizamülmülk dahil olmak üzere birçok devlet adamını suikastlarla ortadan kaldırarak İslam dünyasında derin izler bıraktılar.
Günümüzdeki Durumu ve Ağa Hanlık
Moğol istilasıyla Alamut Kalesi’nin yıkılmasının ardından yeraltına çekilen ve mistik bir cemaat yapısına bürünen İsmailiyye, zamanla radikal askeri karakterini tamamen kaybederek barışçıl ve insani yardım odaklı bir yapıya evrildi. Günümüzde İsmailiyye’nin en büyük kolu olan Nizarilerin liderine “Ağa Han” denmektedir. Canlı imam (Hâzır İmam) kabul edilen 49. Ağa Han Şah Kerim el-Hüseyni önderliğindeki İsmaili topluluğu; bugün Hindistan, Pakistan, Tacikistan, Suriye, Doğu Afrika ve Batı ülkelerinde yaşayan, eğitime, mimariye ve kültürel projelere muazzam yatırımlar yapan modern ve seküler bir cemaat hüviyetindedir.
Kaynak: islamvetarih.com
