22.6 C
Mersin
18 Eylül 2026
FIKHİ KONULAR

İslam Hukukuna Göre Miras Paylaşımı

İSLAM HUKUKUNUN ADALET MATEMATİĞİ: İSLAM HUKUKUNA GÖRE MİRAS PAYLAŞIMI (FERÂİZ) VE ESASLARI

İslam, mülkiyet hakkını ve servetin adil bir şekilde dağılmasını toplumsal huzurun en temel sigortası kabul etmiştir. Bir insanın vefatının ardından geride bıraktığı mal varlığının (terikenin) nasıl paylaştırılacağı hususu, İslam fıkhında kulun kendi insiyatifine veya beşeri kanunların değişken kurallarına bırakılmamış; bizzat Cenab-ı Hak tarafından en ince ayrıntısına kadar Kur’an-ı Kerim’de belirlenmiştir. İslam hukukunda miras hukukuna “Ferâiz” ilmi denir. Ferâiz, lafzi olarak “belirlenmiş paylar” anlamına gelir. İslam’ın getirdiği miras nizamı, akrabalık bağlarını koruyan, aile içi ekonomik dengeyi tesis eden ve kul hakkının vefattan sonra da zayi olmasını engelleyen muazzam bir adalet matematiğidir.

1. Miras Paylaşımından Önce Yapılması Gereken Hukuki Adımlar

Bir Müslümanın vefatının ardından geride kalan mal varlığı, doğrudan mirasçılara dağıtılamaz. İslam hukukuna göre terike üzerinde, miras paylaşımından önce yerine getirilmesi zorunlu olan dört temel hak (borç silsilesi) sırasıyla şunlardır:

  • Techiz ve Tekfin Masrafları: Vefat eden kişinin yıkama, kefenleme ve defin masrafları terikenin ana gövdesinden, abartıdan uzak bir şekilde karşılanır.
  • Kul ve Kamu Borçlarının Ödenmesi: Müslümanın geride bıraktığı tüm borçlar (şahıs borçları, ticari borçlar ve kadının ödenmemiş mehir borcu) mirastan ilk olarak mahsup edilir. İslam’a göre borç ödenmeden miras helal olmaz.
  • Vasiyetlerin Yerine Getirilmesi: Borçlar ödendikten sonra kalan malın en fazla üçte biri (1/3) oranında, vefat eden kişinin hayattayken yaptığı meşru vasiyetler yerine getirilir. İslam hukukuna göre varislere (mirasçılara) vasiyet yapılamaz; vasiyet ancak varis dışındaki fakirlere veya hayır kurumlarına yapılabilir.

2. Nisa Suresi Işığında Mirasın Adalet Terazisi

Mirasın kimlere, hangi oranlarda verileceği Nisa Suresi 11, 12 ve 176. ayetlerinde hiçbir yoruma yer bırakmayacak açıklıkta beyan edilmiştir. İslam’da mirasçılar; payları Kur’an’la sabit olanlar (Ashâbü’l-Ferâiz), onlardan kalan malı alanlar (Asabe) ve uzak akrabalar olmak üzere sınıflandırılır.

İslam miras hukukunda en çok tartışılan ve meşhur olan husus, erkek çocuğun kız çocuğun iki katı (2’ye 1 oranı) miras alması meselesidir. Bu durum, sığ bir bakış açısıyla kadına yönelik bir haksızlık gibi sunulmaya çalışılsa da, İslam aile hukukunun bütünlüğü içinde bakıldığında mutlak bir adalet niyetidir. İslam fıkhına göre kadın; evlenirken mehir alır, evlendikten sonra evin tüm geçim, barınma ve nafakası (tek bir kuruş harcamaksızın) tamamen kocasına aittir. Erkek ise hem kendi ailesinin, hem çocuklarının hem de muhtaç durumdaki kız kardeşlerinin nafakasını karşılamakla hukuken mükelleftir. Dolayısıyla ağır bir mali yükümlülük altına sokulan erkeğe mirastan iki pay verilmesi, sıfır mali yükümlülüğü olan kadına ise bir pay verilmesi tam bir ekonomik dengedir. Hatta bazı özel durumlarda (örneğin anne-baba paylarında) kadın ve erkek tamamen eşit pay alırlar.

3. Mirastan Mahrumiyet ve Kul Hakkı Sınırı

İslam fıkhına göre hiç kimse, kendi keyfi arzusuyla evladını mirastan mahrum bırakamaz, halk arasındaki tabirle “evlatlıktan reddedip mirastan pay vermeme” eyleminin İslam hukukunda hiçbir geçerliliği yoktur ve bu ağır bir kul hakkı ihlalidir.

Fıkhen mirastan mahrum kalmanın sadece belirli ve meşhur şartları vardır:

  • Katil Olmak: Bir kimse, mirasına konmak amacıyla miras bırakacak kişiyi (örneğin babasını) öldürürse, “Katil mirastan pay alamaz” (Tirmizî) hadisi gereği hukuken mirastan tamamen mahrum kalır.
  • Din Farklılığı: Müslüman bir kişi ile Müslüman olmayan akrabası arasında kural olarak miras ilişkisi işlemez.

Sonuç olarak; İslam miras hukuku, insan aklının ötesinde ilahi bir adalet terazisidir. Bu payları çiğnemek, haksız yere mal gasp etmek, Allah’ın koyduğu sınırları (hududullah) ihlal etmek demektir ve ahirette hesabı verilemeyecek bir kul hakkı azabıdır.


Kaynakça ve İlim Pınarı:
Bu miras hukuku araştırmamız; İslam hukukunun en köklü Ferâiz başyapıtlarından olan Secâvendî’nin el-Ferâizü’s-Sirâciyye eseri, İmam Şâfiî’nin el-Ümm kitabı, İbn Kudâme’nin el-Muğnî külliyatı ve Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun ayet tahlillerine dayalı güncel Ferâiz/Miras fetvalarından derlenerek kaleme alınmıştır. Celal Yağmur

Kaynak: islamvetarih.com


Kaynak Göster:
Yağmur, Celal. "İslam Hukukuna Göre Miras Paylaşımı." İslam ve Tarih. 2026. Erişim Tarihi: Eylül 18, 2026 at 19:27. https://islamvetarih.com/islam-hukukuna-gore-miras-paylasimi/.

İlgili Yazılar

İslam Fıkhına Göre Tüp Bebek Meselesi

Celal Yağmur

İslam’da İşçi ve İşveren Hukuku

Celal Yağmur

İslam’da Helal Gıda Üretimi ve Tüketim Hukuku

Celal Yağmur

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Oku