Ebu Hureyre

SÜNNETİN KORUYUCU KALENİN ADI: HZ. EBU HUREYRE (R.A.)

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mübarek sözlerinin, hadis-i şeriflerinin ve şahsi sünnetinin günümüze eksiksiz ve tahrif olmadan ulaşmasında en büyük pay sahibi olan sahabe hiç şüphesiz Hz. Ebu Hureyre (r.a.)’dır. Yemen’in Devs kabilesine mensup olan Ebu Hureyre’nin asıl adı Abdurrahman bin Sahr’dır. İslam öncesi dönemde kedileri çok sevmesi, koyun güderken sokak kedilerini torbasında besleyip onlarla oynaması sebebiyle kendisine “Kediciğin Babası” manasına gelen “Ebu Hureyre” künyesi verilmiş ve bu isimle tarihe geçmiştir.

Suffe Mektebi ve Dünyadan Tecrit Edilmiş Bir Ömür

Hz. Ebu Hureyre, hicretin 7. yılında Hayber’in Fethi esnasında Medine’ye gelerek Müslüman olmuştur. İslam’ı kabul ettiği andan itibaren ne ticaretle ne de dünya malıyla uğraşmıştır. Kendisini tamamen Mescid-i Nebevi’nin arkasında kurulan ve İslam’ın ilk yatılı üniversitesi sayılan “Suffe” mektebine adamıştır.

Ebu Hureyre, Suffe ashabının başkanı ve en sadık talebesiydi. Evlenmemiş, mal mülk edinmemiş, günlerce açlıktan karnına taş bağlamış, ancak Peygamber Efendimizin dizinin dibinden bir an bile ayrılmamıştır. Diğer sahabeler çarşıda ticaretiyle, tarlada ziraatiyle uğraşırken; Ebu Hureyre, Efendimizin her meclisinde bulunmuş, onun ağzından çıkan her kelimeyi adeta hafızasına kazımıştır. Kendi durumunu şöyle özetler: “Muhacir kardeşlerimiz çarşıdaki alışverişle, Ensar kardeşlerimiz de tarlalarındaki işleriyle meşgulken, bu fakir Ebu Hureyre karın tokluğuna Resûlullah’ın yanından ayrılmaz, onların şahit olmadığı olaylara şahit olur, onların ezberleyemediklerini ezberlerdi.”

Unutkanlığı Yok Eden Mübarek Dua ve “Müksirûn” Zirvesi

Hz. Ebu Hureyre, bir gün Peygamber Efendimize hafızasının zayıflığından ve duyduğu hadisleri unutmaktan dert yanmıştır. Efendimiz ondan ridasını yere sermesini istemiş, ardından mübarek elleriyle havadan bir şey avuçlar gibi yaparak ridanın içine boşaltmış ve “Şimdi ridanı göğsüne topla” buyurmuştur. Ebu Hureyre bu hadiseden sonra ömrü boyunca duyduğu hiçbir sözü unutmadığını ifade etmiştir.

Bu güçlü hafıza ve adanmışlık sayesinde Ebu Hureyre, İslam literatüründe en çok hadis rivayet eden yedi sahabenin (müksirûn) birincisi olmuştur. Tek başına 5374 hadis-i şerif rivayet ederek sünnet mirasının koruyucu kalesi haline gelmiştir. Onun bu muazzam hafızası, sonraki dönemlerde İslam düşmanları ve müsteşrikler tarafından haksız eleştirilere maruz bırakılmak istense de, çağdaşı olan Hz. Ömer, Hz. Aişe ve Zeyd bin Sabit gibi büyük sahabeler onun rivayetlerinin doğruluğunu her zaman tasdik etmişlerdir.

Valilik Yılları, İlim Halkaları ve Vefatı

Hz. Ebu Hureyre, hayatının sonraki dönemlerinde evlenmiş, hilafet dönemlerinde ise ilmi otoritesinden ötürü Bahreyn ve Medine valilikleri gibi idari görevlerde bulunmuştur. Ancak valilik yaparken bile tevazuundan hiçbir şey kaybetmemiş, sırtında odun çuvalıyla Medine sokaklarında yürümeye devam etmiştir. Ömrünün sonuna kadar Mescid-i Nebevi’de kurduğu ders halkalarında binlerce talebeye hadis aktarmış, İslam dünyasının ilmi temelini inşa etmiştir.

Hicretin 59. yılında (M. 679) yetmiş sekiz yaşındayken Medine’de vefat etmiştir. Cenaze namazı, ashabın büyük katılımıyla kılınmış ve Cennetü’l-Baki mezarlığına defnedilmiştir. Müslümanlar bugün okudukları her temel hadis kitabında onun adını hürmetle yad etmektedir.

Kaynak: islamvetarih.com


admin: Celal Yağmur; Peygamberler tarihi, islam tarihi, osmanlı tarihi, cumhuriyet tarihi, akaid, fıkıh, kelam, felsefe ve çağdaş İslami meseleler üzerine araştırmalar yapıp makaleler yazan bir kalemdir..

This website uses cookies.