Peygamber Halası Hz.Safiye

UHUD’UN ASİL DURUŞLU HALASI VE MÜCAHİDE: HZ. SAFİYYE BİNT ABDÜLMUTTALİB (R.A.)

İslam tarihinin en metanetli, şerefli ve cesaretiyle düşman hatlarını yaran kadın kahramanlarının başında Peygamber Efendimizin halası ve Hz. Hamza’nın öz kız kardeşi olan Hz. Safiyye bint Abdülmuttalib (r.a.) gelmektedir. Mekke’de Haşimoğulları gibi asil bir hanedanın içinde büyüyen Hz. Safiyye, edebiyatı, şiiri, hitabeti ve heybetli duruşuyla bilinen, Kureyş kadınları arasında sözü dinlenen güçlü bir şahsiyetti.

İlk İman Edenlerden ve Medine Hicreti

İslam daveti başladığında, abisi Hz. Hamza ve oğlu Zübeyr bin Avvam (r.a.) ile birlikte hiç tereddüt etmeden Müslüman olan ilk kadınlardandı. Mekke döneminin tüm zorluklarına, boykot yıllarına ve müşriklerin eziyetlerine karşı sarsılmaz bir imanla göğüs gerdi. Medine’ye hicret emri geldiğinde de inancı uğruna doğup büyüdüğü Mekke topraklarını geride bırakarak Medine’ye hicret etti.

Hendek Savaşı’ndaki Casusu Etkisiz Hale Getiren İrade

Hz. Safiyye’nin askeri zekası ve cesareti hicretin 5. yılında yaşanan Hendek Savaşı’nda zirveye ulaştı. Savaş esnasında Medine’deki kadınlar, çocuklar ve yaşlılar emniyet amacıyla “Fâri'” adlı yüksek ve korunaklı bir kalede toplanmıştı. Kalenin muhafızlığını ise ashabın şairi Hassan bin Sabit yapıyordu. İslam ordusu hendek başında meşgulken, Müslümanlarla olan antlaşmalarını bozan Beni Kureyza Yahudilerinden bir casus, kaledeki kadın ve çocukların durumunu gözetlemek, zayıf bir an bulup kaleyi ele geçirmek amacıyla surların etrafına sızdı.

Durumu fark eden Hz. Safiyye, Hassan bin Sabit’e adamı etkisiz hale getirmesini söyledi. Ancak Hassan o esnada rahatsızlığı veya mizacı gereği bunu yapamayacağını belirtince, Safiyye bint Abdülmuttalib hiç tereddüt etmeden eline bir çadır direği aldı. Gizlice kaleden aşağı inerek Yahudi casusu tek bir darbeyle etkisiz hale getirdi. Ardından düşmanın cesedini surlardan aşağı atarak, dışarıda bekleyen diğer düşman askerlerine kalenin sahipsiz olmadığı ve içeride güçlü bir askeri kuvvet bulunduğu algısını yarattı. Bu hamlesiyle kaledeki yüzlerce kadının ve çocuğun hayatını kurtardı.

Uhud Meydanındaki Metanet ve Ağıt

Onun hayatındaki en büyük acı ve imtihan ise Uhud Savaşı’nda yaşandı. Çok sevdiği öz kardeşi Hz. Hamza, müşrikler tarafından hunharca şehit edilmiş ve mübarek vücudu parçalanmıştı. Savaş alanına doğru yürüyen halasını gören Peygamber Efendimiz, oğlu Zübeyr’e, “Annene engel ol, kardeşinin parçalanmış naaşını görüp de feryat etmesin” buyurdu.

Hz. Zübeyr annesinin önüne geçip, “Anneciğim, Resûlullah geri dönmeni emrediyor” deyince, Hz. Safiyye tarihe geçecek şu asil duruşu sergiledi: “Eğer kardeşimin başına gelenler yüzünden geri döneceksem hiç dönmeyeyim! Ben onun Allah yolunda bu musibete uğradığını biliyorum. Sevabını Allah’tan bekleyecek ve inşallah sabredeceğim.” Kardeşinin naaşı başına geldiğinde hiçbir isyan kırıntısı göstermeden sadece dua eden ve gözyaşı döken Hz. Safiyye, İslam kadınının metanet sembolü oldu. Hz. Safiyye, Hz. Ömer’in halifeliği döneminde, hicretin 20. yılında (M. 641) yetmiş üç yaşındayken Medine’de vefat etti ve Cennetü’l-Baki mezarlığına defnedildi.

Kaynak: islamvetarih.com


admin: Celal Yağmur; Peygamberler tarihi, islam tarihi, osmanlı tarihi, cumhuriyet tarihi, akaid, fıkıh, kelam, felsefe ve çağdaş İslami meseleler üzerine araştırmalar yapıp makaleler yazan bir kalemdir..

This website uses cookies.