21.9 C
Mersin
11 Eylül 2026
Image default
MEZHEPLER TARİHİ

Şafii Mezhebi

NAKİL VE AKIL ARASINDAKİ MUZAMMAN DENGE: ŞAFİİ MEZHEBİ

İslam fıkıh tarihinde Rey (akıl) ekolü ile Hadis (nakil) ekolü arasında yaşanan sert metodolojik tartışmaları bitiren, İslam hukuk felsefesinin (Fıkıh Usulü) ilk kitabını yazarak hukuku kurumsallaştıran ekolün adı Şafii mezhebidir. Mezhebin kurucusu, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) soyu ile Gazze’de kesişen Haşimi asıllı büyük deha İmam Muhammed bin İdris eş-Şâfiî’dir (v. 204/820). İmam Şafii, çocukluğunda Mekke’de dil ve edebiyat eğitimi almış, ardından Medine’de İmam Malik’in dizinin dibinde el-Muvatta’yı ezberlemiş, daha sonra ise Irak’a giderek İmam Ebû Hanîfe’nin baş talebesi İmam Muhammed’den Hanefi fıkhını öğrenmiştir. Bu sayede hem Medine’nin “Hadis” kültürüne hem de Irak’ın “Rey” kültürüne tam manasıyla vakıf olmuş yegane müctehiddir.

Fıkıh Usulünün Babası ve Mezhebin Metodolojisi

İmam Şafii, İslam dünyasındaki dağınık hukuki yorumları belirli bir bilimsel standarda oturtmak amacıyla, fıkıh usulü biliminin ilk eseri kabul edilen meşhur er-Risâle adlı kitabını kaleme almıştır. Bu eserle birlikte fıkhın kaynaklarını kesin kurallarla sabitlemiştir. Şafii mezhebinin hukuk metodolojisi tamamen şu dört asla (Edille-i Erbaa) dayanır:

  1. Kur’an-ı Kerim: Vahyin lafzı ve manası esastır. Ayetlerin zahiri hükümleri açıkça bağlayıcıdır.
  2. Sünnet: İmam Şafii’ye göre, sahih olan her hadis, Kur’an ayeti gibi müstakil bir hukuki delildir. O, İmam Malik’in “Medine ameli” veya Hanefilerin bazı hadis kabul kriterlerini reddederek, “Hadis sahih oldu mu, benim mezhebim odur” ilkesini getirmiştir. Sünneti hukukun en mutlak koruyucu kalelerinden biri yapmıştır.
  3. İcma: Ümmetin alimlerinin bir asırda ortaklaşa aldıkları karardır.
  4. Kıyas: Hakkında nass bulunmayan meseleyi kıyas yoluyla çözmektir. İmam Şafii, Hanefilerin “İstihsan” ve Malikilerin “Mesalih-i Mürsele” gibi nispeten sübjektif olabilecek delillerini kesinlikle reddetmiş, kıyas dışındaki akli yorum kapılarını kapatmıştır.

“Kavli Kadîm” ve “Kavli Cedîd” Esnekliği

İmam Şafii’nin hayatı iki büyük döneme ayrılır: Bağdat’ta yaşadığı dönem ve ömrünün son yıllarını geçirdiği Mısır dönemi. Bağdat’taki sosyo-kültürel yapıya göre verdiği fetvalara “Kavl-i Kadîm” (Eski Görüş) denir. Ancak Mısır’a yerleştiğinde, oradaki toplumun örflerini, ihtiyaçlarını ve sosyal yapısını farklı görerek eski fetvalarının büyük çoğunluğunu yenilemiştir. Mısır’daki bu yeni fetvalar silsilesine ise “Kavl-i Cedîd” (Yeni Görüş) denir. Bu durum, Şafii fıkhının nasslara bağlı olduğu kadar toplumsal değişime de ne denli açık olduğunun en büyük göstergesidir.

Talebeleri (Müzenî, Rebi bin Süleyman vb.) vasıtasıyla yayılan Şafii mezhebi; günümüzde Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Mısır, Suriye, Irak, Hicaz, Yemen ile Doğu Afrika (Somali, Kenya) ve Güney Doğu Asya (Endonezya, Malezya, Filipinler) Müslümanları arasında son derece yaygındır.

Kaynak: islamvetarih.com


İlgili Yazılar

İsmailiyye Mezhebi

admin

Maturidilik

admin

Hanbeli Mezhebi

admin

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Oku