HAÇLILARI ÇÖLDE SUSUZLUĞA MAHKUM EDEN AKIL: SALAHADDÎN-İ EYYÛBÎ’NİN HITTIÎN SAVAŞI VÈ SU STRATEJİSİ
İslam askeri tarihinde bir savaşı kazanmak, sadece kılıçların keskinliğine veya orduların kalabalığına bağlı değildir. Gerçek bir askeri deha; coğrafya şartlarını, iklimi, rüzgarı ve en önemlisi en hayati yaşam kaynağı olan “suyu” bir savaş stratejisine dönüştürebilen akıldır. Bu stratejik dehanın İslam tarihindeki en meşhur, en sarsıcı ve Kudüs’ün fethini hazırlayan amiral gemisi, Hıttîn Savaşı‘dır. Miladi 1187 (Hicri 583) yılında, Taberiye Gölü yakınlarındaki Hıttîn denilen mevkide gerçekleşen bu tarihi hesaplaşma; şarkın en sevgili sultanı Salahaddîn-i Eyyûbî’nin, Haçlı ordusunu tabiat şartlarını kullanarak nasıl çaresiz bıraktığının muazzam bir kanıtıdır.
Kudüs Hasreti ve Haçlı Zulmüne Karşı Cihat İlanı
Mukaddes şehir Kudüs, Birinci Haçlı Seferi’nden beri yaklaşık 88 yıldır Haçlı işgali altındaydı. Bölgedeki Haçlı kralları ve özellikle Kerak Kontu zalim Reynald de Châtillon, Müslüman ticaret kervanlarına saldırıyor, hac yollarını kesiyor ve hatta Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mübarek kabrini yağmalamakla tehdit ediyordu. Bu zulümler karşısında ömrünü Kudüs’ün özgürlüğüne adayan Salahaddîn-i Eyyûbî, tüm İslam coğrafyasından (Mısır, Suriye, Irak) topladığı muazzam bir birleşik İslam ordusuyla Haçlılara karşı büyük bir cihat hareketi başlattı.
Haçlı Ordusunu Kızgın Güneşe Çeken Taktik: Taberiye Kuşatması
Kral Guy de Lusignan komutasındaki ağır zırhlı devasa Haçlı ordusu, su kaynaklarının bol olduğu korunaklı Saffuriye mevkiinde bekliyordu. Salahaddîn, Haçlıları bu avantajlı bölgeden çıkarmak amacıyla dâhi bir yanıltma stratejisi uyguladı. Küçük bir birlikle Haçlıların kontrolündeki Taberiye Kalesi’ni kuşattı.
Kendi kalelerinin düştüğünü ve içerideki Hristiyan kadınların esir alındığı haberini alan Haçlı kralları, gururlarına yediremeyerek Saffuriye’deki su kaynaklarını bıraktılar ve temmuz ayının dondurucu çöl sıcağında, ağır zırhlarıyla birlikte Taberiye’ye doğru yürüyüşe geçtiler. Salahaddîn-i Eyyûbî’nin tam da istediği şey buydu: Düşmanı korunaklı su yataklarından çıkarıp, kızgın kumların ortasına çekmek.
Suyu Bir Silaha Dönüştürmek: Kuyuların Kapatılması ve Çöl Ateşi
Haçlı ordusu, Temmuz sıcağında, çölün ortasında kilometrelerce yol yürürken Salahaddîn’in hafif süvarileri (arkçılar) sürekli yıpratma taarruzları düzenleyerek Haçlıların hızını kestiler. Haçlılar susuzluktan kırılmak üzereyken, yolları üzerindeki tüm su kuyularının Osmanlı ve Eyyûbî öncü birlikleri tarafından önceden imha edildiğini veya kapatıldığını gördüler. Arkalarında bıraktıkları Taberiye Gölü ile aralarına ise Salahaddîn’in ordusu sarsılmaz bir duvar gibi dikilmişti.
Gece vakti geldiğinde, Haçlı ordusu Hıttîn denilen iki tepeli (Hıttîn Boynuzları) kurak arazide susuzluktan inleyerek kamp kurdu. Salahaddîn, düşmanın psikolojisini tamamen çökertmek amacıyla tarihi bir hamle daha yaptı: Haçlı kampının etrafındaki kuru otları, çalıları çember şeklinde ateşe verdirdi. Rüzgarın da etkisiyle yükselen yoğun duman ve sıcaklık, zaten susuzluktan dili damağına yapışmış olan ağır zırhlı Haçlı askerlerini nefes alamaz hale getirdi. Şafağın sökmesiyle birlikte, dumanların arasından tekbir sesleriyle fırlayan İslam ordusu, susuzluktan ve dumandan kılıç bile kaldıramayacak duruma düşen Haçlı ordusunu tamamen imha etti. Kral Guy ve zalim Reynald esir alındı. Hıttîn Zaferi, Haçlıların Ortadoğu’daki askeri omurgasını tamamen kırmış ve üç ay sonra gerçekleşecek olan muazzam Kudüs’ün Fethi’nin kapılarını ardına kadar açmıştır.
Kaynakça ve Askeri Strateji Pınarı: Bu Kudüs’ün kapılarını açan çöl stratejisi araştırmamız; Eyyûbî döneminin meşhur tarihçisi İbn Şeddâd’ın es-Sîretü’s-Salahiyye (Salahaddîn’in Hayatı) eseri, İbnü’l-Esîr’in el-Kâmil fi’t-Târîh (Hicri 583 Yılı) külliyatı, İmâdüddin el-İsfahânî’nin el-Fethu’l-Kussî fî’l-Fethi’l-Kudsî başyapıtı ve modern askeri akademilerin “Lojistik Çevreleme ve Savaş Alanında Doğa Şartlarının Taktiksel Kullanımı” üzerine yayınladığı harp tarihi tahlillerinden derlenerek kaleme alınmıştır.
Kaynak: islamvetarih.com
