Hamza’nın İslam’a geçmesi, dinin yayılmasına büyük katkı sağladı ve inananlara onur ve gurur duygusunu yeniden kazandırdı.
Hamza’nın, başlangıçta akrabalarının gördüğü zulümden duyduğu öfke nedeniyle ilan ettiği İslam’a geçişi, İslam’ı ve Müslümanları güçlendirmede son derece verimli oldu. Bu olay, Kâbe’de yaşanan bir olayla gerçekleşti. Peygamberimiz bir gün Safa tepesinde otururken, Ebu Cehl yanından geçti ve İslam’a hakaret etti. Peygamberimiz, Ebu Cehl’in boş sözlerine karşılık vermemeyi tercih ederek sessiz kaldı. Bu durum Ebu Cehl’i çok kızdırdı ve bir taş alıp Peygamberimizin başına vurdu, başı kanamaya başladı. Ebu Cehl daha sonra Kureyş kabilesinin toplanma yerine gitti.
Hamza, av gezisinden dönerken Abdullah bin Cedan’a ait bir cariyenin kendisine olanları anlatmasıyla olaya şahit oldu. Çok öfkelenen Hamza, Kâbe’ye koştu ve saldırganı kutsal mabedin avlusunda otururken buldu. Hamza ona saldırdı ve Ebu Cehl’in başına şiddetle vurarak şöyle dedi: “Ah! Ben de onun dinine mensupken sen Muhammed’e hakaret mi ediyorsun?!” Onun İslam’a geçmesi, İslam dinine ve mensuplarına büyük bir güç kaynağı oldu ve kendisi de ‘Allah’ın Aslanı’ olarak tanındı.
Peygamberin amcası Hamza, Arabistan’ın en cesur adamlarından biri ve İslam’ın tanınmış bir subayıydı. Ordunun Medine’den çıkıp Uhud Savaşı’nda Kureyş’e karşı savaşması konusunda ısrar eden de oydu. Peygamberi Mekke’de en kritik anlarda tüm gücüyle koruyan da Hamza’ydı.
Kaynak: Seerah.gtaf.org