İslam aile hukukunda huzur ve mutluluğun şifresi, hak ve sorumluluk dengesinde saklıdır. Kur’an-ı Kerim, eşler arasındaki ilişkiyi “meveddet ve rahmet” (sevgi ve şefkat) kelimeleriyle tanımlar. Aile içinde erkeğin üstlendiği en büyük fıkhî sorumluluk, eşinin ve çocuklarının tüm geçim masraflarını karşılamayı ifade eden Nafaka mükellefiyetidir.
İslam fıkhına göre bir kadının zenginliği, maaşı veya mal varlığı ne kadar çok olursa olsun, evin mutfak, barınma (mesken), giyim ve sağlık masraflarını karşılama sorumluluğu tamamen kocaya aittir. Kadın kendi parasını aileye harcamak zorunda bırakılamaz. Buna karşılık kadının da kocasına karşı sadakat, aile huzurunu koruma ve meşru dairede eşine eşlik etme sorumluluğu vardır. Sitenizde değindiğiniz gibi aile içindeki strained (gergin) ilişkiler, ancak tarafların bu şer’i haklara karşılıklı rıza ve saygı göstermesiyle aşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Soru 1: Çalışan bir kadının kazandığı para kime aittir, kocasının bu parada hakkı var mıdır?
- Cevap: Çalışan kadının kazandığı para tamamen kendisine aittir. İslam hukukuna göre tam mülkiyet hakkı vardır. Eşinin rızası olmadan kocasının bu parayı elinden alma veya harcatma yetkisi fıkhen yoktur.
- Soru 2: İslam hukukunda ana-baba ve akrabaların aile içi ilişkilere müdahale sınırı nedir?
- Cevap: İslam’da anne-babaya hürmet farzdır ancak evlilik kurumunun mahremiyeti ve eşlerin hakları da korunmalıdır. Akrabaların veya brothers-in-law (kayınların) yuvanın iç huzurunu bozacak düzeydeki haksız müdahalelerine karşı dengeyi korumak kocanın adalet sorumluluğundadır.
KAYNAKÇA
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nafaka” maddesi, Cilt 32, s. 280-285.
- İmam Gazâlî, İhyâü ulûmi’d-dîn, Evlilik Adabı Bölümü.
KAYNAK: islamvetarih.com