İslam sosyal ve ekonomik fıkıh düzeni, zenginlik ile fakirlik arasındaki uçurumları kapatmak, toplumda kimsesiz ve muhtaç hiç kimseyi bırakmamak amacıyla çok yönlü bir yardımlaşma ağı kurmuştur. Bu ağın sınırlarını belirleyen ameli kavramlar çoğunlukla birbiriyle karıştırılmaktadır. İslam fıkhında mali sorumluluklar ve gönüllü yardımlar temel olarak Nafaka (hukuki mecburiyet), İnfak (gönüllü/genel harcama) ve Karz-ı Hasen (karşılıksız borç) olmak üzere üç keskin sınıfa ayrılır.
Nafaka, İslam hukukunda kişinin bakmakla, geçimini sağlamakla yükümlü olduğu eşi, çocukları ve muhtaç durumdaki birinci derece yakın akrabaları için yapmak zorunda olduğu hukuki ve zorunlu harcamalardır. Nafakanın ödenmemesi mahkeme kararıyla cezai yaptırım doğurur ve kul hakkıdır. İnfak ise çok daha geniş bir kavram olup, zekat dahil olmak üzere Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla fakirlere, camilere, öğrencilere, web sitelerine yapılan her türlü gönüllü maddi yardımı ve sadakayı kapsar.
Karz-ı Hasen ise mülkiyeti tamamen devretmek değil, darda kalan bir Müslümana ticari veya şahsi sıkıntısını çözmesi için faizsiz borç para vermek ve vadesi gelince parayı aynen geri almaktır. İnfakta mal tamamen elden çıkarken, karz-ı hasende mal geri döner; ancak borç verme süresi boyunca kulun kazandığı sevap sadaka sevabıyla eşdeğer kabul edilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Soru 1: Bir Müslüman, zekat veya fitre verme mükellefiyetini infak veya nafaka harcamalarıyla birleştirebilir mi?
- Cevap: Hayır, birleştiremez. Nafaka bizzat bakmakla yükümlü olduğunuz kişilere (Örn: çocuklara, eşe) harcandığı için zekat yerine sayılamaz. Zekat ve fitre, nafaka yükümlülüğü dışındaki bağımsız fakirlerin hakkıdır. Gönüllü infaklar da farz olan zekat borcunu otomatik olarak düşürmez.
- Soru 2: Faizsiz borç vermenin (Karz-ı Hasen) İslam fıkhında sadaka vermekten daha sevap olduğu doğru mudur?
- Cevap: Evet, bazı hadis-i şeriflerde borç vermenin sadakadan daha sevap olduğu belirtilmiştir. Çünkü sadaka alan kişi bazen muhtaç olmadığı halde alabilir; ancak borç (karz) talep eden kişi sadece gerçekten darlığa ve sıkıntıya düştüğü için bu yola başvurur. Kulun izzet-i nefsini koruduğu için çok değerlidir.
KAYNAKÇA
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “İnfak” Cilt 22, s. 289-291; “Nafaka” Cilt 32, s. 280-285.
- Sabri Orman, İslam İktisat Sosyolojisi, İnfak Kurumları Bölümü.
KAYNAK: islamvetarih.com