İslam ceza hukuku (Ukubat), bireysel hakları koruduğu gibi, toplumun seyahat özgürlüğünü, mülkiyet güvenliğini ve kamu düzenini korumayı da en üst şer’î sorumluluk saymıştır. Toplum düzenini ve devlet otoritesini en derinden sarsan, insanların can ve mal emniyetini alenen tehdit eden en ağır suçların başında fıkıhta Hırâbe, yani yol kesme, eşkıyalık ve terör suçu gelir. Hırâbe; silahlı veya organize bir güce dayanarak, şehir içinde ya da şehirler arası yollarda insanların yolunu kesip mallarını gasp etmek, onları öldürmek veya toplumda korku ve kaos yaratmaktır.
Bu suçun büyüklüğü ve cezai yaptırımları Mâide Suresi 33. ayet-i kerimede bizzat Allah Teâlâ tarafından çok sert ve kesin bir şekilde belirlenmiştir. Bu ayete göre, işlenen suçun niteliğine ve cürmün büyüklüğüne göre faillere dört kademeli had cezası uygulanır. Eğer eşkıyalar hem yol kesip insanları öldürmüş hem de mallarını gasp etmişlerse, cezaları idam edilmek ve ardından teşhir edilmektir (asılmaktır). Sadece cinayet işlemişlerse kısas/idam, sadece mal gasp etmişlerse sağ el ile sol ayağın çaprazlama kesilmesi haddi uygulanır. Eğer sadece terör estirip henüz can ve mala zarar vermeden yakalanmışlarsa, sürgün veya hapis cezasına çarptırılırlar.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Soru 1: Günümüz dünyasındaki silahlı soygunlar, banka soygunları veya mafya yapılanmaları fıkhen hırâbe (yol kesme) kapsamına girer mi?
- Cevap: Evet, kesinlikle girer. İslam hukukçularına göre kamuya açık alanlarda, devlet otoritesini hiçe sayarak, silah zoruyla veya organize bir çeteyle insanların mallarını gasp eden, canlarına kasteden her türlü modern terör, mafya ve organize silahlı soygun suçları tamamen hırâbe hükmündedir ve en ağır şekilde cezalandırılır.
- Soru 2: Yol kesen eşkıyalar henüz yakalanmadan önce pişman olup teslim olurlarsa bu ağır cezalar düşer mi?
- Cevap: Mâide Suresi 34. ayete göre, bu suçlular devlet gücüyle yakalanmadan önce bizzat kendi istekleriyle gelip teslim olur ve tövbe ederlerse, devlete ve kamu düzenine karşı işledikleri had cezaları tamamen düşer. Ancak bu durum, şahıslara verdikleri zararları ortadan kaldırmaz; öldürdükleri insanların kısas/diyet hakları ile gasp ettikleri malların kul hakkı iade yükümlülüğü aynen devam eder.
KAYNAKÇA
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hırâbe” maddesi, Cilt 17, s. 363-366.
- Abdülkadir Udeh, İslam Ceza Hukuku ve Beşeri Hukuk, Cilt 2, Yol Kesme Bölümü.
KAYNAK: islamvetarih.com