Hem mali hem de bedeni bir ibadet olan hac, imkanı olan (mali ve sağlık açısından gücü yeten) her Müslümanın ömründe bir defa Mekke-i Mükerreme’deki kutsal mekanları ihrama girerek ziyaret etmesi, Arafat’ta vakfe yapması ve Kabe’yi tavaf etmesidir. Hac, dünya Müslümanlarının eşitlendiği, ırk ve makam farklarının yok olduğu muazzam bir mahşer provasıdır. Umre ise belirli bir vakte bağlı olmaksızın ihrama girip Kabe’yi tavaf ve Safa ile Merve arasında sa’y etmekten ibaret olan, ömürde bir kez yapılması Hanefîlerde sünnet, Şâfiîlerde farz olan kutsal ziyarettir.
Sadaka ise, zekat ve hac gibi şartları olmayan, kulun gönüllü olarak Allah rızası için yaptığı her türlü maddi ve manevi yardımdır. Peygamber Efendimiz, “Sadaka belayı defeder ve ömrü uzatır” buyurmuştur. Özellikle öldükten sonra da sevabı devam eden okul, cami, çeşme, web sitesi gibi kalıcı hayırlara Sadaka-i Cariye denir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Soru 1: Haccın farzları (rüknleri) nelerdir, biri eksik kalsa hac geçerli olur mu?
- Cevap: Haccın asli farzları üçtür: İhrama girmek, Arafat’ta vakfe yapmak ve Ziyaret Tavafı yapmaktır. Bu farzlardan Arafat vakfesi veya tavaf eksik kalırsa hac batıl olur, kurban kesmekle telafi edilemez.
- Soru 2: Kadınların mahremsiz (yanlarında eşi veya birinci derece erkek akrabası olmadan) hacca gitmesi caiz midir?
- Cevap: Hanefî mezhebine göre kadınların yanlarında bir mahremleri olmadan 90 kilometreden uzak bir mesafeye hacca gitmeleri caiz değildir. Şâfiî mezhebine göre ise güvenilir kadın toplulukları (refakatçi grubu) ile mahremsiz de hacca gidebilirler.
KAYNAKÇA
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hac” Cilt 14, s. 382-397; “Umre” Cilt 42, s. 227-230.
- İmam Nevevî, el-İzah fî Menasiki’l-Hac, Klasik Yayınları.
KAYNAK: islamvetarih.com