24.7 C
Mersin
29 Temmuz 2026
Image default
MAKALELER

Örf Adet ve Hurafeler

Örf Adet ve Hurafeler

Toplumlar tarih boyunca dini inançlarının yanı sıra, yerel örf ve adetleriyle de şekillenmişlerdir. Bu örfler kimi zaman İslam’ın ruhuyla uyum içinde olmuş, toplumun ahlakını ve düzenini beslemiştir. Ne var ki zamanla, bu örf ve adetlerin arasına İslam’la hiçbir ilgisi olmayan hurafeler, batıl inançlar ve bidatler karışmıştır. Gelin, cenazeden düğüne, doğumdan misafirliğe kadar halk arasında ‘dine mal edilmiş’ ama aslında dinde yeri olmayan uygulamaları birlikte inceleyelim. Çünkü İslam, ne her geleneği reddeder, ne de her geleneği din yerine koyar. Mühim olan, örfün hakla mı, batılla mı iç içe geçtiğini ayırt edebilmektir.

Bu bölüm, İslam’ın örf ve adete bakışını, hurafenin nasıl yayıldığını ve bugün hangi davranışların dinle karıştırıldığını ortaya koyarak, sahih bir anlayışa ulaşmayı hedeflemektedir. Bildiğiniz üzere ülkemizde birçok örf ve adetler vardır. Malumunuz ülkemiz mozaik bir toplum zenginliğine sahip olduğundan giyim, dil, din, fikir ve farklı siyasi düşüncelere sahip olan bir toplumdur. Nasıl ki Anadolu kadınlarının başlarını örtmesi örfü bir gelenek ise, sahil kentlerinde yaşayan kadınların da müstehcen kıyafetleri onlar için örfü bir gelenektir. Gerçi bu anlayışlar örf mü yoksa başka bir şey mi bunları ilerleyen satırlarda anlatacağız inşallah.

Örf; Toplumda uzun süre uygulanagelmiş genel kabul görmüş davranış biçimlerini ifade eder. Adet ise; Daha çok tekrar edilen zamanlarda ortaya çıkan alışkanlıklara denir. Örf ve adet ikisi bir araya gelince de o toplumun kültürel yapısını ortaya çıkarır. Birde Örf ve Adetin dini yönleri vardır. İslam dini örf ve adetleri bütünü ile red etmiyor, bilakis destekliyor. Nitekim Hz. Peygamber Medine toplumunda bulunan birçok örfleri sürdürmüştür.

Sadece İslam’a aykırı olanları yasaklamıştır. Hatta Fıkıh usulün de örf şer’i bir kaynak olarak belirlenmiştir. Bu manada Türkiye’de birçok örf ve adet İslam’a aykırı olmadığı kabul edilmektedir. Mesela; Türk toplumun da eve gelen bir misafire çay, kahve veya yemek gibi ikramlar da bulunmak Türk toplumunun 900 yıllık bir geleneğidir. Kaldı ki her toplum kendi örf ve adetlerine göre giyinip kuşanır? Bu kıyafetler İslam’ın sınırladığı hükümlerin dışına çıkmadığı sürece İslam’a aykırı olmuş olmuyor.

Karadeniz’in, Egenin veya Anadolu’nun farklı farklı geleneksel kıyafetleri vardır. Bir toplum ve medeniyet her zaman geleneksel kıyafetleri ile ön plana çıkmışlardır. Geçmişten günümüze Araplar sarık ve entari ile Osmanlı fes ile, Yahudiler ise kipa ile tanınmışlardır. Tabi bizim buradaki amacımız sadece kültürleri konuşmak olmayacak. Örf ve adetlerin İslamiyet’e aykırı olan kısımlarını anlatmak ile atadan kalma alışkanlıkların İslam’da yerinin olup olmadığı hususunu anlatmak olacaktır.

Mesela; Adam çıkmış benim dedem ve ya atam şu kıyafeti giyiniyordu, bende onu giymek istiyorum diyor? Halbu ki İslam’ın kimseye şunu veya bunu giyinin diye bir emri yoktur. İslam sadece hangi kıyafetin insan vücudunun nerelerini kapatması gerektiği hususunda bir kural koymuştur. Vücut hatları belli etmeyecek ve kapatılması istenilen bölgeler kapatıldıktan sonra kim neyi isterse onu giyinsin. Yeter ki Allah’ın hükümlerini kabul etmeyen kâfirleri örnek alınacak kıyafetler olmasın. Çünkü Hz. Peygamber ‘Kişi kime benzerse onun dininden olur’ buyurmaktadır..” Devamını okumak için Türkiye’de İslam adlı kitabımızı okuyunuz

Kaynak: Celal Yağmur’un Türkiye’de İslam adlı kitabından

İlgili Yazılar

Türkiye’de Oy Kullanma Bahsi

admin

Bedir Savaşı Esirlerinin Hikayesi

admin

Türkiye Darül Harp mıdır?

admin

Yorum bırak

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Oku

🤖
İslam ve Tarih AI Asistanı
Merhaba. İslam, tarih ve arşivimiz hakkında sorularınızı sorabilirsiniz.