İslam dini, neslin korunması, toplumun ahlaki emniyeti ve bireyin huzuru için aile kurumuna muazzam bir kutsallık atfetmiştir. İslam hukukunda evlilik, kuru bir beraberlik değil; taraflar arasında karşılıklı hak ve sorumluluklar doğuran hukuki ve şer’i bir sözleşmedir (akittir). Bu akit, gizli birliktelikleri ve gayrimeşru ilişkileri tamamen reddeder.
Bir nikah sözleşmesinin fıkhen geçerli (sahih) olabilmesi için belirli şartların bir arada bulunması mecburidir. Bu şartlar; tarafların evlenmeye engel durumlarının olmaması (mahremiyet engeli), irade beyanı yani evlenme teklifi ve kabulü (İcab ve Kabul), evliliğin gizli kalmaması için en az iki adil şahidin huzurunda yapılmasıdır. Ayrıca nikah esnasında veya sonrasında erkeğin kadına ödemekle yükümlü olduğu, kadının şahsi ekonomik güvencesi olan ve üzerinde tam tasarruf hakkına sahip olduğu mali hakka Mehir denir. Mehir kadının hakkıdır; babası veya kocası ondan izinsiz bu parayı alamaz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Soru 1: Günümüzde “İmam Nikahı” veya “Dini Nikah” resmi nikah olmadan tek başına yeterli midir?
- Cevap: Fıkhen şahitler ve icab-kabul ile nikah kıyılsa da, günümüz şartlarında kadının haklarını koruyan yasal bir güvence (Resmi Nikah) olmadan sadece dini nikah kıymak büyük suistimallere yol açtığı için dinen uygun değildir. Önce resmi nikah kıyılmalı, ardından dini hassasiyetler için dua ve nikah akdi tazelenmelidir.
- Soru 2: Evlenilmesi dinen kesin olarak yasak olan akrabalar (Mahremler) kimlerdir?
- Cevap: Nisâ Suresi 23. ayete göre kişinin annesi, kızı, kız kardeşi, halası, teyzesi, kardeş kızları ile sütanne ve sütkardeşleri ebedi mahremdir, onlarla evlenmek kesinlikle haramdır. Sizin paternal kuzen evliliği gibi durumlar ise fıkhen helal sınırlar içindedir.
KAYNAKÇA
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Nikâh” maddesi, Cilt 33, s. 112-125.
- Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları.
KAYNAK: islamvetarih.com