KAĞIDIN VE TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN HESAPLAŞMA: TALAS SAVAŞI VÈ TÜRK-İSLAM DÜNYASININ DOĞUŞU
Dünya tarihi incelendiğinde, askeri sonuçlarından ziyade kültürel, ilmi ve medeniyetler arası etkileri bakımından yeryüzünün seyrini kökten değiştiren çok az savaş mevcuttur. Bu muazzam dönüm noktalarının Asya içlerindeki en meşhur, en gizemli ve bugünkü Türk-İslam dünyasının doğuşunu hazırlayan amiral gemisi Talas Savaşı’dır. Miladi 751 (Hicri 133) yılında, bugünkü Kırgızistan ve Kazakistan sınırları yakınlarındaki Talas Nehri kıyısında gerçekleşen bu çetin savaş; sadece Abbasiler ile Çin İmparatorluğu (Tang Hanedanlığı) arasındaki bir sınır mücadelesi değil; kağıt üretim teknolojisinin dünyaya yayılmasına ve Türklerin kitleler halinde İslam’ı seçmesine vesile olan devasa bir medeniyet kırılmasıdır [1.2].
Orta Asya’da Güç Savaşları ve Çin’in Vahşi Yayılmacılığı
- yüzyılın ortalarında, Asya topraklarında büyük bir jeopolitik boşluk mevcuttur. Göktürk Devleti’nin yıkılmasının ardından Orta Asya’daki Türk boyları (Karluklar, Yağmalar, Çiğiller) dağınık halde yaşıyorlardı. Bunu fırsat bilen Çin’in meşhur Tang Hanedanlığı, batıya doğru muazzam bir istila hareketi başlattı. Çin orduları, Türk kabilelerinin şehirlerini yağmalıyor, yerel hanları hilelerle katlediyor ve Taşkent başta olmak üzere kadim Türk yurtlarını sömürgeleştiriyordu.
Aynı dönemde batıdan gelen Abbasiler de Horasan ve Maveraünnehir bölgesine yerleşmiş, İslam’ın mesajını Asya’nın içlerine taşımayı hedefliyorlardı. Çin’in bu acımasız zulümleri karşısında çaresiz kalan Karluk Türkleri, tek başlarına bu devasa ejderhayı durduramayacaklarını anlayarak, o dönemde bölgede adil yönetimiyle bilinen Abbasi valisi Ebu Müslim Horasani’ye elçiler göndererek askeri ittifak ve yardım talep ettiler. Bu diplomatik hamle, Talas meydanındaki o muazzam stratejinin ilk harcı oldu [1.2].
Beş Gün Süren Talas Meydanı ve Türklerin Savaş Alanındaki Saf Değişimi
Ziyad bin Salih komutasındaki İslam ordusu ile Çin’in en meşhur generallerinden Gao Xianzhi komutasındaki 100 bin kişilik devasa Çin ordusu, Talas Nehri kıyısındaki düzlükte karşı karşıya geldi. Temmuz 751’de başlayan savaş, çöl sıcağında ve nehir kenarında beş gün boyunca tam bir yıpratma ve irade savaşı şeklinde devam etti [1.2].
Savaşın ilk dört günü, Çin ordusunun sayısal üstünlüğü ve disiplinli piyade falanjları sebebiyle İslam ordusu için oldukça zorlu geçti. Ancak savaşın kaderini belirleyen asıl an, beşinci günün şafak vaktinde uygulanan o gizli askeri strateji oldu. Savaş meydanının kenarında pusuda bekleyen ve o ana kadar hangi safı destekleyeceği tam netleşmeyen Karluk Türkleri, Çin ordusunun arkasına sarktılar [1.2].
Çinliler, Türklerin kendilerine yardım edeceğini umarken, Karluk süvarileri bir anda oklarını ve kılıçlarını Çin hatlarının arkasına çevirdiler. İslam ordusu da cepheden topyekün hücuma geçince, Çin ordusu iki ateş arasında (muazzam bir hilal taktiği ve kıskaçla) kaldı. Tarihin gördüğü en disiplinli Çin ordularından biri Talas Nehri’nin kıyısında tamamen imha edildi. General Gao Xianzhi sadece birkaç bin askeriyle canını zor kurtararak Çin içlerine kaçtı. Bu zafer, Çin’in Orta Asya’yı sömürgeleştirme rüyasını tam bin yıl boyunca tamamen suya düşürdü [1.2].
Dünyayı Değiştiren İki Muazzam Sonuç
Talas Zaferi’nin dünya medeniyet tarihine vurduğu mühür iki ana maddede özetlenir [1.2]:
- Türk-İslam Dünyasının Doğuşu: Türkler, bu savaşta Müslümanların adaletini, vefasını ve sarsılmaz ahlakını yakından görerek İslamiyet’e kapılarını açtılar. Karluk, Yağma ve Çiğil boylarının Müslüman olması, ilerleyen asırlarda Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi cihan devletlerinin kurulmasını sağlayan o muazzam Türk-İslam sentezinin kurucu harcı oldu [1.2].
- Kağıdın Dünyaya Yayılması ve Bilim Devrimi: Savaşta esir alınan Çinli ustalar arasından kağıt yapımını bilenler, Semerkant’a getirildi. Semerkant’ta dünyanın Çin dışındaki ilk kağıt üretim değirmenleri ve fabrikaları kuruldu. Kağıdın Müslümanların elinde ucuzlaması ve yayılması; Bağdat’taki Beytü’l-Hikme’nin kurulmasını, İslam’ın altın çağındaki bilim devrimini ve ardından bu teknolojinin Avrupa’ya geçerek Rönesans’ı tetiklemesini sağlayan en büyük insanlık mirası oldu [1.2].
Kaynakça ve Askeri Strateji Pınarı: Bu dünya tarihini değiştiren Asya araştırmamız; İmam Taberî’nin Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk (Hicri 133 Hadiseleri) eseri, Çin resmi hanedanlık kayıtları olan Tang Shu (Tang Hanedanlığı Tarihi) vesikaları, İbnü’l-Esîr’in el-Kâmil fi’t-Târîh külliyatı ve modern askeri strateji enstitülerinin “Talas Muharebesi’nde Pusu ve Taktiksel Saf Değişimi” üzerine yayınladığı jeopolitik analizlerden derlenerek kaleme alınmıştır [1.2].
Kaynak: islamvetarih.com