Puvatya Savaşı Fransa

AVRUPA’NIN KALBİNDE BİR İSLAM ORDUSU: PUVATYA SAVAŞI VE UNUTULAN KUZEY SINIRI

İslam fetih tarihinin en gözü pek, en uzak ve kıta Avrupa’sının kaderini tamamen değiştiren dönüm noktalarından biri, Fransa topraklarının derinliklerinde yaşanan Puvatya (Poitiers/Tours) Savaşı’dır. Müslümanların Endülüs’ü (İspanya) fethetmesinin ardından, Pyrenees (Pireneler) Dağları’nı aşarak Frank Krallığı’nın kalbine, Paris yakınlarına kadar ilerlemeleri, dünya tarihinin en çarpıcı askeri serüvenlerinden biridir. Miladi 732 yılında gerçekleşen bu çetin savaş, İslam medeniyetinin Avrupa kıtasındaki en kuzey sınırını belirlemiş ve Batı dünyasının tarih yazımında “Avrupa’yı Müslüman olmaktan kurtaran an” olarak sembolleştirilmiştir. İşte Fransa içlerinde yankılanan tekbir seslerinin ve Puvatya Savaşı’nın perde arkası…

Pireneler’i Aşan Azim: Abdurrahman el-Gafikî’nin Seferi

Endülüs’ün fethi tamamlandıktan sonra Müslüman valiler, İslam’ın ilahi mesajını ve adaletini Avrupa’nın içlerine taşımayı bir vizyon haline getirmişlerdi. Bu vizyonun en büyük temsilcisi, dürüstlüğü, adaleti ve askeri dehasıyla ashabın ahlakını hatırlatan Endülüs Valisi Abdurrahman el-Gafikî oldu. El-Gafikî, dağınık haldeki İslam ordularını bir araya getirerek, o güne kadar ulaşılamamış bir hedef için kuzeye doğru harekete geçti.

Müslüman ordusu Pireneler’i aşarak bugün Fransa sınırları içinde kalan Akitanya bölgesine girdi. Bordeaux (Bordo) yakınlarında Akitanya Dükü Eudes’un ordusunu muazzam bir askeri başarıyla bozguna uğratan Abdurrahman el-Gafikî, durmaksızın kuzeye ilerledi. İslam süvarileri Poitiers (Puvatya) şehrini ele geçirip Hristiyan dünyasının en kutsal merkezlerinden biri sayılan Tours (Tur) şehrinin kapılarına dayandığında, Paris ile aralarında neredeyse hiçbir engel kalmamıştı.

Hilal ile Haçın Karşılaşması: Puvatya Meydanı

Müslümanların bu önlenemez ilerleyişi karşısında dehşete düşen Franklar, Mayor (Saray Nazırı) Charles Martel (Çekiç Charles) önderliğinde devasa bir savunma ordusu topladılar. İki ordu, Poitiers ile Tours şehirleri arasındaki düzlükte karşı karşıya geldi.

Ekim 732’de gerçekleşen savaş, yedi gün boyunca süren küçük yıpratma taarruzlarıyla başladı. Charles Martel, Müslüman süvarilerinin hızını ve etkisini kesmek için ordusunu sıkı bir falanj (duvar) nizamında dizmiş, ağır piyadelerini ormanlık arazinin korumasına yerleştirmişti. Müslüman ordusu ise uzun seferin getirdiği yorgunluk, iklim şartlarının ağırlığı ve fethettikleri şehirlerden topladıkları muazzam ganimetlerin ağırlığıyla savaşa girmişti. Ganimetlerin korunması düşüncesi, orduda stratejik bir zafiyet yaratıyordu.

Savaşın Kırılma Noktası ve “Şühedâ Mezarlığı”

Savaşın son gününde İslam süvarileri Frank hatlarını yarmak üzereyken, Frank ordusunun arkaya sızan bir birliği Müslümanların ganimet çadırlarına saldırdı. Ganimetlerinin yağmalandığını düşünen bazı birliklerin geriye doğru hamle yapması, İslam ordusunun merkezinde ani bir hat hatasına ve paniğe yol açtı. Durumu toparlamak için en ön safta askerlerini cesaretlendirmeye çalışan Başkomutan Abdurrahman el-Gafikî, saplanan bir okla atından düşerek şehit oldu.

Komutansız kalan ve gecenin karanlığından faydalanan Müslüman ordusu, düzenli bir şekilde güneye, Endülüs sınırlarına doğru geri çekildi. Savaş meydanında o kadar çok Müslüman asker şehit düşmüştü ki, İslam tarihçileri bu mevkiiye “Balâtüşşühedâ” (Şehitler Sarayı / Şehitler Düzlüğü) adını vermişlerdir.

Puvatya Savaşı, Batılı tarihçiler (özellikle Edward Gibbon) tarafından “Eğer Müslümanlar kazansaydı, bugün Oxford’da Kur’an tefsiri okutuluyor olurdu” şeklinde abartılı bir dille anlatılsa da, aslında İslam ordularının lojistik sınırlarının son noktasıydı. Bu savaş, Müslümanların Avrupa ana karasındaki askeri ilerleyişini durdurmuş, ancak Endülüs’te 800 yıl sürecek olan ve Avrupa’yı karanlık çağdan çıkaracak muazzam bir bilim ve kültür medeniyetinin sınırlarını çizmiştir.

Kaynak: islamvetarih.com


admin: Celal Yağmur; Peygamberler tarihi, islam tarihi, osmanlı tarihi, cumhuriyet tarihi, akaid, fıkıh, kelam, felsefe ve çağdaş İslami meseleler üzerine araştırmalar yapıp makaleler yazan bir kalemdir..

This website uses cookies.