Hz.Ebubekir

İSLAM’IN İLK HALİFESİ VE SADAKAT ABİDESİ: HZ. EBU BEKİR (R.A.)

İslam tarihinin en müstesna şahsiyetlerinden biri olan Hz. Ebu Bekir (r.a.), Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) en yakın dostu, hicret arkadaşı ve Müslümanların ilk halifesidir. Fil Vakası’ndan yaklaşık iki buçuk yıl sonra Mekke’de dünyaya gelen Hz. Ebu Bekir, Kureyş kabilesinin Teymoğulları koluna mensuptur. İslam öncesi dönemde de Mekke’de dürüstlüğü, güzel ahlakı, soy ilmi (nesep) uzmanlığı ve başarılı ticaret hayatı ile tanınan, toplumun saygı duyduğu lider şahsiyetlerden biriydi.

İslam ile Müşerref Oluşu ve İlk Davet Yılları

Peygamber Efendimize (s.a.v.) nübüvvet vazifesi verildiğinde, erkeklerden İslam’ı ilk kabul eden kişi Hz. Ebu Bekir olmuştur. O, Efendimizin davetini duyduğunda hiçbir tereddüt göstermeden iman etmiş ve hayatının sonuna kadar bu imanın gereğini en yüksek teslimiyetle yerine getirmiştir. İslam’a girmesinin ardından sahip olduğu tüm maddi ve manevi gücü bu kutlu davanın yayılması için seferber etmiştir. Kendi vesilesiyle Hz. Osman, Talha bin Ubeydullah, Zübeyr bin Avvam ve Abdurrahman bin Avf gibi İslam tarihinin gidişatını değiştiren aşere-i mübeşşere (cennetle müjdelenen) sahabeler de Müslüman olmuştur.

Mekke döneminde müşriklerin ağır işkencelerine maruz kalan Bilal-i Habeşi, Habbab bin Eret gibi kimsesiz ve köle Müslümanları, yüksek bedeller ödeyerek satın alıp hürriyetlerine kavuşturması, onun merhametinin ve İslam davasına olan sadakatinin en somut göstergelerinden biridir.

Sıddîk Makamı ve Hicret Arkadaşlığı

Hz. Ebu Bekir’in İslam tarihindeki en bilinen unvanı “Sıddîk”tır (en sadık, hiç tereddüt etmeden doğrulayan). Bu unvanı, Mekke müşriklerinin Peygamber Efendimizin İsra ve Miraç mucizesini dillerine dolayarak Müslümanların aklını karıştırmaya çalıştığı sırada almıştır. Müşrikler kendisine gelip olayı anlattığında, “O söylediyse şüphesiz doğrudur” diyerek sarsılmaz sadakatini ortaya koymuştur.

Müslümanların Medine’ye hicret etme vakti geldiğinde, Peygamber Efendimizin yol arkadaşı olma şerefi ona nasip olmuştur. Sevr Mağarası’nda üç gün boyunca süren riskli bekleyiş sırasında, Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresi 40. ayette “Mağaradaki iki kişiden biri” olarak zikredilmiş ve Efendimizin “Üzülme, Allah bizimledir” hitabına mazhar olmuştur.

Gazvelerdeki Rolü ve Fedakarlığı

Medine döneminde de Hz. Ebu Bekir, Peygamber Efendimizin en yakın danışmanı (veziri) ve sancaktarı olmuştur. Bedir, Uhud, Hendek, Hayber ve Tebük başta olmak üzere gerçekleştirilen tüm gazvelere katılmıştır. Özellikle Tebük Seferi öncesinde ordunun donatılması için yapılan infak yarışında, evindeki tüm mal varlığını getirip Efendimize teslim etmiştir. Peygamber Efendimizin “Çoluk çocuğuna ne bıraktın?” sorusuna, “Onlara Allah ve Resulü’nü bıraktım” diyerek verdiği cevap, onun Allah yolundaki fedakarlığının zirvesidir.

Halifelik Dönemi ve İslam Birliğinin Korunması

Peygamber Efendimizin vefatının ardından Müslümanlar arasında yaşanan kısa süreli şaşkınlık ve liderlik krizini, Hz. Ebu Bekir dirayetli duruşuyla çözmüştür. Ashabın biatiyle ilk İslam halifesi seçilen Hz. Ebu Bekir, iki yıllık kısa halifelik dönemine çok büyük başarılar sığdırmıştır:

  • Riddet (D dinden Dönme) Olayları: Efendimizin vefatını fırsat bilerek dinden dönen, zekat vermeyi reddeden kabilelerle kararlılıkla mücadele etmiş ve İslam birliğini korumuştur.
  • Yalancı Peygamberlerin Ortadan Kaldırılması: Müseylimetülkezzab ve Esved el-Ansi gibi peygamberlik iddiasında bulunan sahtekarları mağlup ederek dini tahrif olmaktan kurtarmıştır.
  • Kur’an-ı Kerim’in Mushaf Haline Getirilmesi: Yemame Savaşı’nda çok sayıda hafız sahabenin şehit düşmesi üzerine, Hz. Ömer’in teklifiyle Zeyd bin Sabit başkanlığında bir komisyon kurdurarak Kur’an ayetlerini ilk kez iki kapak arasında (Mushaf) toplattırmıştır.
  • Fetihlerin Başlaması: Sasani ve Bizans imparatorluklarının sınırlarına ordular göndererek Suriye ve Irak bölgelerinin fethi için ilk adımları atmıştır.

Hz. Ebu Bekir, hicretin 13. yılında (M. 634) Medine’de vefat etmiş ve vasiyeti üzerine çok sevdiği yol arkadaşı Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hemen yanına, Hücre-i Saadet’e defnedilmiştir.

Kaynak: islamvetarih.com


admin: Celal Yağmur; Peygamberler tarihi, islam tarihi, osmanlı tarihi, cumhuriyet tarihi, akaid, fıkıh, kelam, felsefe ve çağdaş İslami meseleler üzerine araştırmalar yapıp makaleler yazan bir kalemdir..

This website uses cookies.