OSMANLI’NIN SON VE CUMHURİYETİN İLK MANEVİ KÖPRÜLERİ: ABDÜLHAKÎM ARVÂSÎ VE MUHAMMED ZÂHİD KOTKU
Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış sancıları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında, tekke ve zaviyelerin kapatıldığı, dini eğitimin büyük sekteye uğradığı o en zorlu geçiş döneminde, tasavvuf ahlakını ve Ehl-i Sünnet inancını bozmadan modern dünyaya taşıyan en meşhur iki İstanbul mürşidi Abdülhakîm Arvâsî ve Muhammed Zâhid Kotku’dur.
Necip Fazıl’ın Kurtarıcı Mürşidi: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî (k.s.)
Van’ın Başkale ilçesinde doğan ve doğrudan Peygamber Efendimizin (s.a.v.) soyundan gelen büyük bir seyyid, fıkıh ve tasavvuf dehası Seyyid Abdülhakîm Arvâsî’dir (v. 1943). Rus istilası sebebiyle büyük sıkıntılarla İstanbul’a göç etmiş ve Kaşgari Dergahı’nda irşat faaliyetlerine başlamıştır. İstanbul medreselerinde (Süleymaniye Medresesi) tasavvuf profesörlüğü yapmıştır.
Onu yakın tarihimizde en meşhur kılan yönü, sarsılmaz ilmi vakarı ve Türk tefekkür dünyasının dev ismi Necip Fazıl Kısakürek’i bohem hayatın zirvesindeyken tek bir bakışla ve sohbetle kurtarıp İslam davasının kalbine yerleştiren o meşhur mürşidlik dehasıdır. Üstat Necip Fazıl onun için, “Benim efendim, bana her şeyi öğreten ulu sultan” diyerek tüm eserlerini ona adamıştır. Cumhuriyet döneminde Ankara’da zorunlu ikamete tabi tutulmuş ve 1943 yılında orada vefat etmiştir. Kabri Ankara Bağlum’da en önemli manevi sığınaklardandır.
Siyaset ve Sanayiye Yön Veren Mürşid: Muhammed Zâhid Kotku (k.s.)
Bursa’da doğan ve Dağıstan kökenli köklü bir aileye mensup olan Nakşibendiyye yolunun yakın dönemdeki en meşhur halkası Muhammed Zâhid Kotku Hazretleri’dir (v. 1980). İstanbul’da İskenderpaşa Camii’nde uzun yıllar yürüttüğü o mütevazı irşat faaliyetleri, Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve sosyal tarihine doğrudan yön vermiştir.
O, dervişlerine sadece zikir çekmeyi emretmemiş; Müslümanların yerli sanayiyi kurması, fabrikalar açması, okuyup devlet kademelerinde söz sahibi olması gerektiğini savunan muazzam bir ufka sahipti. Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran birçok başbakan, bakan, mühendis ve profesör (Necmettin Erbakan, Turgut Özal vb.) doğrudan onun İskenderpaşa’daki rahlesinden ve ders halkasından yetişmiştir. Yazdığı Nefis Terbiyesi ve Müminlerin Vasıfları kitapları, modern çağın ortasında Müslüman kalabilmenin en meşhur ahlak kılavuzlarıdır. 1980 yılında vefat ettiğinde cenazesi Süleymaniye Camii haziresine, kan kardeşi alimlerin yanına defnedilmiştir.
Kaynak: islamvetarih.com