MODERN DÜNYANIN AMELİ SINIRLARI: İSLAM HUKUKU AÇISINDAN BİYOTEKNOLOJİ, GDO’LU GIDALAR VE HELAL GIDA KRİTERLERİ
Modern sanayi ve biyoteknoloji, artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılama ve tarımsal verimliliği artırma gerekçesiyle doğal tohumların ve besinlerin yapısını laboratuvar ortamında kökten değiştirmeye başlamıştır. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ve gen teknolojileri, bugün sofralarımıza gelen mısırdan soya fasulyesine, katkı maddelerinden hazır paketli gıdalara kadar devasa bir sektörü domine etmektedir. Ancak İslam’a göre temiz ve helal beslenmek (tayyibât), sadece fiziki sağlığı değil; insanın ruh dünyasını, duaların kabulünü ve nesillerin ahlaki yapısını da doğrudan şekillendiren manevi bir ibadet şartıdır. Bu bağlamda, biyoteknolojik gıdalara ve modern helal gıda kriterlerine yönelik fıkhi sınırların doğru çizilmesi günümüz Müslüman hayatı için hayati bir zorunluluktur.
1. Fıtrata Saygı ve “Tayyib” Beslenme İlkesi
İslam fıkhının gıda ve beslenme konusundaki anayasal çerçevesi, Bakara Suresi 168. ayetinde geçen şu evrensel çağrıdır: “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz (tayyib) olanlarından yeyin. Şeytanın adımlarına uymayın.” İslam hukukunda bir besinin tüketilebilmesi için sadece “helal” (yasaklanmamış) olması yetmez; aynı zamanda “tayyib” yani temiz, fıtrata uygun, insan sağlığına zararsız ve nezih olması da şart koşulmuştur.
Biyoteknoloji ve GDO uygulamaları fıkhen incelenirken iki temel ölçü masaya yatırılır:
- Islah ve Verimlilik Amaçlı Müdahaleler: Bir bitkinin veya tohumun genleriyle oynayarak onun soğuğa, kuraklığa veya haşerelere karşı direncini artırmak, besin değerini yükseltmek gayesiyle yapılan biyoteknolojik müdahaleler, insanlığın ortak maslahatına (kamu yararına) hizmet ettiği ve sağlığa zarar vermediği müddetçe fıkhen mübahtır.
- Fıtratı Tahrif ve Sağlığa Zarar Riski: Ne var ki, genetik müdahaleler neticesinde tohumların kısılaştırılması (terminatör gen teknolojisi), biyoçeşitliliğin yok edilmesi veya üretilen gıdanın insan sağlığı üzerinde kalıcı kanserojen, alerjik zararlar doğurması durumunda, fıkhın en temel kurallarından olan “Zarar vermek de zarara zararla karşılık vermek de yoktur” (La darara vela dirar) kaidesi devreye girer. İnsan sağlığına ve ekolojik dengeye açıkça zarar veren GDO’lu üretimler ve tüketimler fıkhen haram ve yasaktır.
2. Gen Transferinde “Haram” Sınırı
Modern biyoteknolojide, bir organizmaya direnç kazandırmak için bir başka canlı türünden gen transferi yapılmaktadır. Bu süreçte bitkilere veya hayvanlara aktarılan genlerin kaynağı fıkhi hükmü doğrudan belirler:
- Haram Kaynaklı Gen Transferi: Eğer bir bitkiye veya helal hayvana, İslam’da zatı itibarıyla haram ve necis (pis) kabul edilen domuz, insan veya murdar hayvanlardan gen transferi yapılıyorsa, bu durum o gıdanın helallik vasfını zedeler. İslam hukukçularının büyük çoğunluğu, haram ve necis maddelerin DNA yapısı değiştirilerek bile olsa helal gıdalara enjekte edilmesini şer’an caiz görmemektedir.
- Helal Kaynaklı Gen Transferi: Bitkiler arasında veya İslam’a göre helal sayılan canlılar arasında yapılan gen aktarımları, insan sağlığına ve ahlakına aykırı bir sonuç doğurmadığı sürece helal kabul edilir.
3. Modern Hazır Gıdalardaki Katkı Maddeleri ve İstihâle (Dönüşüm)
Modern gıda sanayinde raf ömrünü uzatmak, renk ve kıvam vermek amacıyla binlerce e-kodlu katkı maddesi, jelatin ve enzim kullanılmaktadır. Bu maddelerin büyük kısmı hayvansal kökenlidir (jelatin, sistein vb.).
- İstihâle (Kimyasal Dönüşüm): Klasik fıkıhta, haram veya pis olan bir maddenin kimyasal yapısının tamamen değişerek yepyeni ve temiz bir maddeye dönüşmesine istihâle denir (örneğin şarabın sirkeye dönüşmesi gibi). Çağdaş tıp ve gıda fıkhında, domuz veya murdar hayvandan elde edilen jelatinin üretim sürecinde tamamen yapısının değişip değişmediği büyük bir tartışma konusudur. Ancak günümüz helal gıda sertifikalama kurulları (GİMDES, TSE vb.), şüphelerden kaçınmak adına sığır jelatinini ve bitkisel alternatifleri şart koşmaktadır. Müslümanların paketli gıdaları tüketirken “şüpheli şeylerden kaçınma” takvasını elden bırakmaması dinin meşhur bir tavsiyesidir.
Kaynakça ve İlim Pınarı: Bu gıda ve biyoteknoloji araştırmamız; İmam Kasânî’nin Bedâîu’s-Sanâî (Helal ve Haramlar Babı) eseri, Mekke merkezli Râbitasü’l-Âlemi’l-İslâmî bünyesindeki İslam Fıkıh Akademisi Gıda Katkı Maddeleri Kararları, Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’nin zarar ve maslahat kaideleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu ile uluslararası helal gıda denetleme kurumlarının güncel biyoteknoloji fetvalarından derlenerek kaleme alınmıştır. Celal Yağmur
Kaynak: islamvetarih.com