SULTAN II. MURAD HAN
Babası: Sultan Çelebi Mehmet Han
Annesi: Şehzade Hatun
Doğum Tarihi: 1404
Vefat Tarihi: 1451
Saltanat Müd.: 1421-1451
Türbesi: Bursa’ dadır.
Cennetmekan Çelebi Mehmed Han’ın irtİhalinden sonra Osmanlı tahtına 18 yaşında cülus eden Sultan Murad Han; yaşının çok genç olmasına rağmen, savaş meydanlarında ve devlet işlerinde pişmiş, mükemmel bir kumandan, liyakatli bir devlet reisiydi. Babasının üçüncü evlâdıydı. Kendinden büyük olanları daha evvel vefat ettiklerinden üstelik de babası zamanında meydana gelmiş olan Börklüce Mustafa İsyanını bastırırken, kumandanlıktaki üstün meziyetlerini gösterdiğinden, İslam askeri tarafında da kalbî bir sevgi ile seviliyordu. Ankara Savaşının meydana getirdiği elem ve ızdı-raplı sonuç, bu İslam Devletini yıkılmanın eşiğine kadar getirmiş, ne var ki müdebbir, sebatkâr, hamiyyetli Sultan Çelebi Mehmed Hazretleri adım adım ilerliyerek berzah-ı izmihlale geimiş devlet gemisini kucaklamış, uzun çalışmalardan sonra Devlet-i Aliyye-yi, Nİğbolu Savaşının galibi devlet seviyesine getirmeye biiznillah muvaffak olmuştu.
Sultan Murad Han, tahta cülus eyledikten sonra, ilk işi, babası Sultan Çelebi Mehmed Hazretlerini Bursa’daki Yeşil Tür-be’ye ebedî istiratgahına yerleştirmek oldu. Suitan Murad. küçük kardeşlerini idam ettirmemiştir. Ne var ki, bu küçük biraderler, sonradan bir iç harbin zuhuruna sebebiyet vereceklerdir.
Burada şunu belirtmeyi lüzumlu görürüz ki; Yıldırım Baye-zid Hazretlerini, kardeşi Yakub Bey’i Öldürülmesinden mes’uf tutanlar: «..Bu kahraman oğlu kahraman padişahın başına ne geldiyse, bu Yakub Bey olayının cezasıdır.» diye, nere-deyse el çırparlar. Sultan Murad’ın küçük biraderlerini ödür-memesİni takdirle karşılarken onların sonradan, bir iç harbe sebebiyet veren iddiay-ı saltanatlarından dolayı üzüntülerini
ifade etmezler. Bu satırlarla biz, şehzadelerin illa öldürülmesi taraftan olduğumuzu söylemek için yazmıyoruz. Çünkü «takdir tecelli etmeden, ölüm husule gelmez» inancındayızdır. Bunu ifade etmemizin sebebi: bazı görüş sahihlerinin Osmanlı padişahlarının zalimliğini, kan dökücülüğünü İfade etmek küstahlığına düşerek, o mübarek insanları hafife almağa kalkmaları yüzündendir. Bu şehzade idamları için, şeriatın neresine sığdıracağız diyenlere cevap olarak deriz ki; Onlar, Şeriat-ı Muhammediyyeyi î’lâ ve hâkim kılmak için tırnaklarını etlerinden ayınrcasına kardeş feda ediyorlardı.
Acaba bizler bugün ne yapıyoruz? neyse, biz dönelim mevzuumuza; Çelebi Sultan Mehmed Hazretten, küçük şehzadelerinin hayatlarını korumak gayesiyle onların Kayser yanına talim ve terbiye için gönderilmelerine muvafakat etmişti. Sultan Hazretlerinin vefatından sonra Kayser Manuel Sultan Mu-rad’tan iki şehzadeyi yanma göndermesi için elçi göndermişti. Sultan Murad ise, şehzadeleri Kayser’e göndermediği gibi, birer sancak beyi olarak vazifelendirmiş, gelen elçiye de; «müslüman şehzadelerin hristiyan hükümdar yanında terbiye olmaları şiar-ı Islamiyyeye uygun değildir.» cevabını vererek bu meseleyi bitirmiştir.
BÜYÜK OSMANLI TARİHİ (Hasırcızade Metin Hasırcı) kitabından alıntıdır