İslam dini, insan hayatını mukaddes saymış ve bir insanı haksız yere öldürmeyi tüm insanlığı öldürmekle eşdeğer tutmuştur (Mâide Suresi, 32). Toplumda kan davalarını bitirmek ve adaleti tam anlamıyla tesis etmek amacıyla getirilen en büyük hukuki yaptırım Kısas müessesesidir. Kısas, kasıtlı olarak bir insanı öldüren veya yaralayan caniye, işlediği suçun cinsinden birebir aynı cezanın (idamsa idam) uygulanmasıdır.
Ancak İslam fıkhı, kısası mutlak bir intikam aracı olarak görmez. Ayet-i kerimede belirtildiği üzere, maktulün (ölenin) velileri (ailesi) katili affeder veya kısas yerine maddi bir tazminat almayı kabul ederse kısas cezası düşer. İşte bu durumda caninin ödemekle yükümlü olduğu ağır maddi tazminata Diyet adı verilir. İslam hukukunda tam diyet miktarı klasik olarak 100 deve veya buna eşdeğer altın/gümüş değeridir. Bu sistem, toplumsal barışı ve uzlaşmayı teşvik eden bir adalet harikasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Soru 1: Yanlışlıkla veya kaza ile bir insanın ölümüne sebep olan kişiye kısas cezası uygulanır mı?
- Cevap: Hayır, uygulanmaz. Kısas sadece taammüden (bilerek ve kasıtlı olarak) işlenen cinayetlerde uygulanır. Trafik kazası gibi hataen veya kasıt dâhilinde olmayan ölümlerde kısas düşer; katilin ailesi veya sigorta sistemi maktulün ailesine ağır diyet (tazminat) ödemekle yükümlü olur.
- Soru 2: Yaralanmalarda veya organ kayıplarında kısas hükümleri nasıl işler?
- Cevap: Uzuv yaralanmalarında da eğer caninin organına birebir aynı zararı (hata payı olmaksızın) vermek tıbben mümkünse kısas uygulanabilir. Eğer tıbbi olarak tam eşitlik sağlanamıyorsa kısas yerine Erş adı verilen organ diyeti (tazminatı) ödenir.
KAYNAKÇA
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kısas” Cilt 25, s. 484-490; “Diyet” Cilt 9, s. 471-478.
- Ahmet Özel, İslam Ceza Hukukunda Kısas, İz Yayıncılık.
KAYNAK: islamvetarih.com