Kim Bu Hizbut- Tahrir

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Allah var gam yok.!
  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
    • İleti: 1873
    • Karma: +0/-0
    • Cinsiyet:Bay
  • Allah Var Gam Yok.!
    • Profili Görüntüle
    • www.islamvetarih.com


Hizbüt-Tahrir kimdir ve Orta Asya’da neden yasaklanıyor?

Hizbut Tahrir örgütünün ismini ilk duyduğumda lise öğrencisiydim. İktibas dergisi okuru olduğum için zaman zaman bu örgüte mensup olmakla itham edilmek yabancısı olduğumuz bir durum değildi.

O yıllarda bilgisinden istifade ettiğimiz İktibas dergisi yazarlarından Mehmet Çoban’a konuyu aktardığımızda bunun yanlış olduğunu, dergiyi çıkaran merhum Ercüment Özkan’ın gençlik yıllarında bu örgütle irtibatlı olduğunu, yargılandığını ve daha sonra bu örgütle irtibatını kestiğini söylemişti. 1980 sonrası Türkiye’de İhvan yazarlarını ve liderlerinin kitaplarını okumak furyası vardı.

İhvan’a sempati duyanların çoğu Hizbut Tahrir’i, iİhvan’ı bölmek için İngilizler tarafından kurdurulmuş bir örgüt olduğunu iddia ediyorlardı. Sonradan öğrendik ki Hizb-ut Tahrir; ne ruhaniyetçi, ne ilmî, ne akademik ne de hayır işleriyle uğraşan bir kitle olmayıp siyasî bir kitledir.

Asıl amaçları Halifeliğin yeniden ihyasıdır. Şeyh Takıyyuddin En-Nebhani Hizb-ut Tahrir’in kurucusudur ve adı geçen örgüt Ürdün merkezlidir. İngiliz istihbaratının Ortadoğu üssü Ürdün’de adı geçen örgütün faaliyetlerini devam ettirmesi ilginç değil mi?

Sorusu konuyla ilgilenen birçok insanın kafasını kurcalayabiliyor. Günümüzde ise  Hizb-ut Tahrir İngiltere temsilcilerinden Shazia Akhtar, Hizbut Tahrir Basın Sözcüsü Dr. Nazreen Nawaz , adı geçen örgütün faaliyetlerini dünya genelinde sürdürmesinde etkili isimlerin başında geliyor.



Türkiye’de ise Köklü Değişim dergisi adı geçen örgüte yakınlığı ile tanınıyor. Hizbut Tahrir örgütlenme şemasında Türkiye merkez değil vilayet statüsünde. Merkez dediğimiz gibi Ürdün.

Türkiye’nin merkez değil de vilayet kapsamında değerlendirilmesi örgüte yönelik bazı istifhamların ve şüphelerin  kaynağı. Hizbut Tahrir Türkiye Vilayeti medya bürosu başkanı Mahmud Kar. 

Örgüt “7 Haziran Milletvekili Seçimlerinde Oy Kullanmak Şer’an Haram ve Laik Rejimin Bekasına Hizmettir” başlıklı bir bildiri yayımlamıştı. Son olarak Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti;  Ramazan’ı Şerifin ilk Cuma günü “Büyük Ümmet Yürüyüşü” düzenleyeceğini ilan etti.

Hizbut Tahrir’in uzun bir süredir Orta Asya ülkelerinde faaliyette olduğu biliniyor.  İslami tebliğ esaslı faaliyetlerinin temel kurgusu Türkiye’de 3 Mart 19242te kaldırılan Halifelik müessesesinin yeninden tesisi fikridir.

Ancak gerek Rus istihbaratı ve gerekse Hizbut Tahrir örgütünün yasaklandığı Orta Asya Türk cumhuriyetleri yönetimleri adı geçen örgüt hakkında İngiliz istihbaratının bir siyasi ve dini uzantısı olduğu şeklinde kanaate sahiptir. Orta Asya yönetimlerince yasaklanmış İslamcı bir örgüt olan ve üyeleri anında zindana gönderilen Hizbut Tahrir, tün engellemelere rağmen bu ülkelerde faaliyetlerini askıya almadı.

Russia & India Report’da M. K. Bhadrakumar imzasıyla neşredilen ve Türkçeye Dünya Bülteni okurları için Emin Arvas tarafından tercüme edilen “Kabil’de Arap Baharı’nın zuhuru” başlıklı makale 18 Nisan 2012 tarihli. Makale Hizbüt Tahrir (biz bunu kısaltarak HT diyelim) örgütünün Afganistan’da gerçekleştirdiği ISAF destekli ‘Müslüman ümmetin uyanışı’ konulu konferans tanıtıyor ve Orta Asya ülkelerindeki Hizbüt Tahrir (HT ) yapılanmasını ile Orta Asya rejimleri tarafından adı geçen örgüte nasıl bakıldığını anlatıyor. 

Orta Asya ülkelerinde ve Afganistan’da Hizbüt Tahrir’e destek verdiği iddia edilen ISAF ya da  International Security Assistance Force; 11 Eylül sonrası Afganistan’ı işgal eden Amerika ve   NATO önderliğinde Afganistan’da kurulmuş; amacı güvenliği sağlamak ve insani yardımlarda bulunmak olan örgüttür. Türk Silahlı Kuvvetleri de ISAF bünyesinde Afganistan’da askeri birlik bulunduruyor.

M. K. Bhadrakumar adı geçen makalesinde Hizbüt Tahrir’in Arap Baharı sürecinin Afganistan ve Orta Asya’da bayrak taşıyıcısı olup olmadığının cevabını verebilecek merkezlerin Washington’da -ve belki de Londra olabileceğini gündeme taşıyor.  2012’de Kabil’de gerçekleştirilen HT konferansına, ISAF ortak komutasından yapılan basın açıklamasında yer verilmesini de ilginç buluyor

Bazı arkadaşların hoşuna gitmese de Hizbut Tahrir’in Orta Asya örgütlenmesinin İngiliz vatandaşı bazı isimler tarafından gerçekleştirildiği görülüyor. Bu isimlerden biri de BBC Tacikistan muhabiri Urunboy Usmonov’du ve Haziran 2011’de Tacikistan’da gözaltına alınmıştı. Tacik yönetiminin Urunboy Usmonov’u yasaklı radikal İslamcı grup Hizb ut-Tahrir’le bağlantısı olduğu gerekçesiyle gözaltına almasının ardından BBC çalışanları, Tacikistan’da gözaltına alınan BBC muhabiri Urunboy Usmonov’a destek eylemi dahi gerçekleştirmişlerdi.

Hatta İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği, Usmonov’un gözaltına alınması kararıyla ilgili olarak Tacikistan’dan açıklama istemişti. 10 yıldır BBC Orta Asya Servisi’nde çalışan Usmonov, bölge ülkelerinde faaliyet gösteren Hizb ut-Tahrir örgütünün bazı üyeleriyle haber amaçlı olarak görüştüğünü söylemiş, bu nedenle gözaltına alındığını iddia etmişti. Hizb ut-Tahrir örgütünün faaliyette bulunduğu bir diğer Orta Asya ülkesi Özbekistan. Ancak örgüt bu ülkede şimdiye kadar bilinenlerin aksine terör örgütü kapsamında ve silahlı ve bombalı saldırılar yapmakla suçlanıyor.

2004 yılında Özbekistan polisi, Taşkent’teki bombalı intihar saldırılardan İslamcı militanların sorumlu olduğunu açıklamıştı. Taşkent’te Amerikan ve İsrail Elçilikleri ile Savcılık binasına yönelik saldırılarda 3 kişi ölmüş, 8 kişi de yaralanmıştı. Özbekistan hükümeti 2004 Mart ayında 50 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırılardan Özbekistan İslamcı Hareketi adlı örgütü sorumlu tutmuş, sonraki saldırıların sorumluğunu ise, hem Özbekistan İslamcı Hareketi hem de Hizbut-Tahrir adlı örgüt üstlenmişti.

Hizbut Tahrir örgütlenmesinden rahatsız olan bir başka ülke de Kırgızistan. Ekim 2014’te Kırgızistan’ın güneyindeki Celalabat ilinde yedi kadın yasadışı ilan edilen Hizbüt-Tahrir hareketine üyelikle suçlanarak tutuklandı.  İçişleri Bakanlığı 30 Eylül’de Nooken ilçesinde yapılan operasyonda yaşları 20-25 arasında olan yedi Müslüman kadın tutuklandığını bildirdi. Kırgız polisine göre bu kadınlar yasadışı ilan edilen Hizbüt-Tahrir hareketinin üyesi ve insanları bu harekete katılmaya davet ettikleri için tutuklandı. Daha önce Hizbüt-Tahrir, Kırgızistan’da radikal dini hareket olarak yasadışı ilan edilmişti. Hareket Özbekistan ve Rusya’da da yasaklanmıştı.

Hizbut Tahrir’in faaliyetleriyle başa çıkamayan Kırgız yönetimi sonunda adı geçen örgütü bahane ederek diğer İslami cemaatlerin tebliğ ve irşad hizmetlerini kısıtlayan bir takım kararlar aldı. Kırgızistan’da bazı bölgelerde İslamiyet’i anlatma çabaları, devletin resmi izin şartına bağlandı. Kırgızistan’ın  kuzeyindeki tatil bölgesi İssık-Göl bölgesi sınır köylerinde izinsiz dini tebliğ yapılması yasaklandı. Yerel basının bildirdiğine göre bu karar Bişkek hükümetinin yerel temsilcileri tarafından alındı.

Kararda, “Tatil bölgesi olan Issık-Göl’ün çevre köylere dini davet yapan ve vaaz veren yabancıların ziyareti yasaklanmıştır. Dini eğitimi ve davet faaliyetleri ilçe imam hatipleri tarafından yapılacaktır” denildi. Bişkek hükümet yetkililerinin ilçelerdeki mahalli yönetimlere ve köylerin muhtarlıklarına dini alanda tehlikeleri önlemek için bölgeye davetçilerin ve vaaz veren kişilerin ziyaretini yasaklayan kararlar almaları konusunda talimatlar verdiği de belirtiliyor. Kırgızistan’da ve Orta Asya’nın başka bağımsız devletlerinde Tebliğ cemaati ve Hizbüt-tahrir hareketleri vekillerinin aktif olarak İslami davet çalışmaları yürüttüğü biliniyor.

Hizbut Tahrir’in en güçlü olduğu ülkelerin başında Endonezya geliyor ve örgüt bu ülkede yüz binlerce katılımcıyla büyük gösteriler gerçekleştirebiliyor. Hizbut Tahrir Örgütünün Temsilcisi İsmail Yusanto, Endonezya’daki bir gösteride “Türkiye’nin kaldırdığı Hilafeti geri getireceğiz!” demişti. Geçtiğimiz yıl  Endonezya’da Hizbut Tahrir örgütünün Halifelik düzenin yeniden kurulması için yaptığı gösterilerde Halifeliğin kaldırılışının yıldönümü gerekçesiyle toplandıklarını söyleyen Endonezyalılar ‘ABD kahrol. Hilafet gelsin’ sloganları atmıştı. Arap ve Asya ülkelerinin çoğunda yasaklı olan Hizbut Tahrir örgütünün Endonezya’nın başkenti Cakarta’da düzenlediği konferansa 80 binden fazla kişi katılıyor.

Neredeyse yarım yüzyıldır Türkiye’de faaliyet gösteren Hizbut Tahrir yapılanmasının Türkiye’de başarısız olmasının en büyük nedeni söylemlerini siyasal bir üsluba büründürerek Raşidi Hilafet’e geçişle sınırlandırmasıdır. Bence en önemli nedenlerinden biri de örgütlenme şemasına göre Türkiye’yi vilayet statüsünde kabul etmesidir.  Oysa Türkiye Müslümanları ve Türkiye kökenli İslami hareketlerin hatta cemaatlerin dahi ortak kanaati, Türkiye’nin dünya İslam hareketinin beyni ve kalbi olduğu şeklindedir.


HİZBUT-TAHRİRİN EHLİ SÜNNETE AYKIRI GÖRÜŞLERİ

takıyuddin nebhani nizamu’l-islami’de s.6 diyor ki: “müslümanın Allaha iman ederken aklını kullanması vacip kılınmış, akidede taklit etmesi yasaklanmıştır. bu yüzden akıl Allah telaya imanda hakemdir.” “bu yüzden her müslümanın tefekkür, arştırma ve düşünmede imanı kaynak edinmesi Allaha imanda aklı hakem kılması gerekir”

takıyuddin nebhani nizamu’l-islami’de s.7: “allahın varlığına iman aklidir ve aklın sınırlarındadır.”

takıyuddin nebhani nizamu’l-islami’de s.9: “aklın deliliyle kesindir ki muhammed nebi ve rasuldür. bu akli delil Allaha imanı, muhammedi n risaletin e ve kuranın Allah kelamı olduğuna imanı gerektiri r.”

takıyuddin nebhani nizamu’l-islami’de s.10: Allah’a iman akıl yoluyla olur ve bu imanın da akıl yoluyla olması zorunludu r.” “iki yol ile: akıl ve kitap ile sünnet nassıyla sabit olmayan şeye inanmak haramdır. zira akide ancak yakin ile olur.”

takıyuddin nebhani nizamu’l-islami’de s.23: fikri bir kaide insan fıtratıyla ittifak ederek akla açık gelirse o kaide sahihtir. insan fıtratına muhalefet eder veya akla açık gelmezse o kaide batıldır.”

nizamu’l-islam s.114-115: “ahlak toplumun değerlerine etki etmez. zira toplum hayat düzeni üzerine kurulur. onda şiarlar ve fikirler etki eder. ahlakın bir etkisi olmaz.”

“allahın eli onların eli üzerindedir” ayeti hakkında takıyuddin nebhani şahsiyetul islamiye’de (3/132 3/374): “allahın kudreti onların kudretini n üzerindedir” der.

nizamu’l-ictimai s.10, 128: “kadın tamamen avrettir” diyen kimse hakkında: bu yaratılışı yıkmaktır der ve kadınlarla erkekleri n topluma bir araya gelmesini n, ticari alışverişlerde yardımlaşmalarının zorunlu olduğunu söyler.

devletul islamiye s.118: “islam akidesind e akılcıdır. görüşlerinde ve hükümlerinde fikircidi r. akıl yoluyla iman etmeyi ve hükümleri akıl ile anlamayı farz kılmıştır.”

devletul islamiye (s.108) “nassa (kitap ve sünnete) aykırı olsa dahi halifenin koyduğu hükümlere itaat etmek vaciptir. raşid halifeler asrında ilk müslümanların uygulamal arı böyle olmuştur”

kitabul iman s.68: hizbut tahrir s.26: “islam akılla inanmak ve “dediler ki” üzerine kurulmuştur. zira islam akidesi akılcı bir akide ve siyasi bir akidedir.”

nebhani haberi vahidler hakkında hizbuttah ririn muhalefet ettiğini itiraf ederek şöyle demiştir )el-ummet s.9 menşuratu’l-hizb/şahsiyetu’l-islamiye 3/78: “nebi sallallah u aleyhi ve sellem vaktinde tek başına gönderilmiştir. on iki krala on iki elçi onları islama çağırmakla gönderilmiş, her biri bir yönüyle gönderilmiştir. nitekim muaz yemene tek başına tebliğ için gönderilmiştir. haberi vahide ittiba vaciptir, çünkü rasul, cemaatler gönderdiği gibi bir kişiyi de tebliğ etmekle görevlendirmiştir.

şahsiyetul-islamiye 3/158 “mütevatir delil, kurandan bir ayet dahi olsa, akılla ittifak edinceye kadar zan ifade eder”

şahsiyetul-islamiye 3/297: “akıl, dini kaynaklar dan ayrı, tek başına bir ölçüdür.”

takıyuddin nebhani nizamu’l-islam kitabında s.80-113 arasında düstur (anayasa) kurmuştur. orada çoğu kitap ve sünnete aykırı olan 182 madde vardır. mesela 19. maddede müslümanların partisini n yöneticileri hesaba çekecek veya ümmetin yolunca hükme ulaşacak siyasi partiler kurmak hakkındaki düsturu buna örnektir.

4. madde: bu gayeye ulaşmada hizbin gayesi hükmün yolunun ümmete teslim edilmesid ir.

22. maddede “gayri müslimlerin yöneticilerin zulümlerini şikayet etmek için şura meclisind e bulunmala rı caizdir” der.

“24. maddede akıl baliğ olan erkek ya da kadın herkesin şura meclisine üye olabileceği belirtili r.

120. maddede v fıkrasında: devlet başkanının tek başına şeri hükümler kurup, anayasa ve diğer kanunları koyabilir .”

devletul islamiye s.107’de nebhani diyor ki: “bu yüzden ehli sünnet, şia, mutezile ve diğer islami fırkaların bulunması normaldir .

hizbut tahrir s.32 ve 102’de: “halkı müslüman olsa da müslümanların bütün ülkeleri darulküfürdür. buün müslümanlar darul küfürde yaşamaktadırlar.”

nidaun har s.196: aksi caiz olduğu gibi müslümanların parlement o meclisini gayri müslimlere vermeleri de caizdir.

24 rebiulevv el 1390 hicri tarihli soru cevapta: “yabancı kadını şehvetli ya da şehvetsiz öpmek, musafaha etmek caizdir” fetvasını yayınladılar.

aynı yerde 2 muharrem 1392 hicri tarihli fetvada: “kadının peruk ve pantolon giymesini n caiz olduğunu, bu hususta kocasını dinlemezs e isyan etmiş olmayacağını yayınladılar.

rebiussan i 1390 (5/6/1970) sayısında: “kafirin islam parlement osuna üye olması, daire başkanı olması ve müslüman devletind e kafirin komutan olması caizdir” der.

ed-dusiyye s.62: “kim olursa olsun her yöneticinin bayrağı altında cihad vaciptir” der.

menhecu hizbit-tahrir fit-tagyir s.21: “iyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklama k hilafeti kurmanın ve islamın dönüşünün yolu değildir.”

s.28, 31: “hizbin bütün çalışmaları siyasidir . öğretim, nasihat ya da irşad değil, bilakis siyasi çalışmalardır.”

mefahimu hizbittah rir s.67: “bu yüzden islami daveti üstlenmiş kitle, siyasi kitledir. ruhi, ahlaki, ilmi, ameli, öğretici veya buna benzer bir kitle olması caiz değildir. bilakis siyasi kitle olmak zorundadırlar. bundan dolayı hizbuttah rir siyasetle uğraşan siyasi bir partidir. ümmetinin kültürlenmesi için islam kültürüyle amel eder.”

mecelletu’l-va’y dergisi sayı 26/ 3.yıl haziran 1409/1989’da humeyni’nin hükümetu’l-islamiye kitabını övmektedir halbuki kafir humeyni s.52’de: “imamların mukarreb meleklerd en ve rasul peygamber lerden üstün olduğu, bütün peygamber lerin alemdeki inanç direğini sağlamlaştırmak için geldikler ini, lakin onların hatta muhammed sallallah u aleyhi ve sellem’in de bunda başarını olamadıklarını, adalet direğini sağlamlaştıracak olan mehdinin ise bunları başaracağını yazmaktadır.



Kaynak
Ömür Çelikdönmez
« Son Düzenleme: 29 Ocak 2020, 20:42:38 Gönderen: Admin »
Allah var gam yok.!