Davet Nedir

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Allah var gam yok.!
  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
    • İleti: 1873
    • Karma: +0/-0
    • Cinsiyet:Bay
  • Allah Var Gam Yok.!
    • Profili Görüntüle
    • www.islamvetarih.com
Davet Nedir?



Günümüzde her ne kadar İslami birçok kavramın içi boşaltılmış olsa da, kavram olarak kısaca özetleyecek olursak,  davet; İslam dinini insanlara anlatarak benimsetmek ve tatbikini sağlamaya çalışmaktır. İslam’ın kapsamına giren her konuda davet geçerlidir.

Davet; doğru yolu göstermeyi, nasihat etmeyi, emr-i bi’l-Ma’ruf ve’n-Nehy-i ani’l-Münker’i tebliğ etmeyi, uyarıyı ve müjdeyi içine alan kapsamlı bir mana taşır.

İslam’a daveti, sadece gayr-i Müslimleri İslam’a çağırıvermek şeklindeki bir anlayış yanlıştır. İslam’a girip bağlananıyla, müslüman gibi görünen münafığıyla, İslam’ı kabul etmeyen ehl-i kitap ve müşriğiyle her sınıf insan davete muhataptır. Bunu Kur’an’da açık bir şekilde görebiliyoruz. Allah rasulünün Kur’an’daki vasıflarından biri ‘Müjdeleyici ve Uyarıcı’ olmasıdır. Rabbimiz Fetih Suresi 8. ayette diyor ki;

“Gerçek şu ki biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik”

Peki görevi müjde ve uyarı olan peygamber, uyarı ve müjdesini kime yapacak, davetin muhatabı kimler olacaktır? Bunun cevabını Kur’an’da bulmak mümkündür:

“Şu Kur’an bana, sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu”

İslam’a göreemr-i bi’l-Ma’ruf ve’n-Nehy-i ani’l-Münker anlayışı kısaca şöyledir: yeryüzündeki her din insana iyiliği öğütler fakat İslam, insana iyiliği emretmekle kalmaz, iyiliğe nasıl ulaşılacağı ve nasıl iyi olunacağıyla ilgili de yol gösterir ve kötülükten men etmesiyle alakalı da Müslümana vazife verir.

Al-i İmran Suresi 104. ayette Müslümanlara 3 esas vazife verilmiştir:

“Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren bunlardır.”

Ayette önce hayra davet zikredilmiş daha sonra onun kapsamına giren iki husus belirtilmiştir.

Emr-İ bi’l-Ma’ruf( İyiliği emir:

yapılması gereken bir işe teşvik ) ve nehy-i ani’l-Münker ( Kötülükten neyh; yapılmaması gereken bir şeyin terkine teşvik). Kur’an’ da bu emri terk etmek küfürle eşit kabul edilmiş, laneti ve azabı gerekli kılmıştır.

Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye şartlanmış olan şu İsrailoğullarından bir kısmı, zaten Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri, hak ve adalet sınırlarını aşmalarındandır:

“Onlar birbirlerini işledikleri kötülüklerden vazgeçirmeye çalışmadılar. Yaptıkları şey gerçekten ne kötüydü.

Resulullah (sav ) bu ayetin tefsiri olarak;

Benî İsrail arasında zulüm yaygınlaştığı zaman onlardan biri diğerini günah işlerken görür ve önce nehiyde bulunurdu. Fakat ertesi gün o adamla oturup kalkabilmek, yiyip içebilmek için gördüğü münkerden onu nehyetmezdi.

Bunun üzerine Cenab-ı Hakk, onları birbirine düşürdü ve haklarında ‘Luinellezine keferu’ ( küfredenler lanetlenmiştir ) ayetini inzal buyurdu’ der.

Hadisi nakleden Ebu Ubeyde (ra) ilave ediyor:

Allah resulü ( sav) buraya kadar konuşurken bir yere dayanmıştı. Buraya gelince doğruldu ve ‘Evet, ya zalime engel olursunuz ve onu hakka çekersiniz ya da bu durum sizin başınıza da gelir’ diyerek ikazda bulundu...

Kaynak
İlkav Vakfı
« Son Düzenleme: 08 Şubat 2020, 18:04:21 Gönderen: Admin »
Allah var gam yok.!