Fıkıh İlmini Öğrenmek

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Allah var gam yok.!
  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
    • İleti: 1873
    • Karma: +0/-0
    • Cinsiyet:Bay
  • Allah Var Gam Yok.!
    • Profili Görüntüle
    • www.islamvetarih.com
Fıkıh  İlmini Öğrenmek



Ahkâm veya  şeriat fıkhı: 

Bu fıkıhtan gaye  Allah teâlâ’nın  şer‘î ahkâmını, özellikle de bunların amelle alakalı  olanlarını  bilmektir. Yani gereğince uyulması  istenen ve  amel edilmesi ile mükellef kılınan ahkâmı  bilmektir.  İşte, fıkıhtan gaye  budur. Seni bu fıkha ulaştıracak en yakın vesile ve en sağlam yol olarak ey  fıkıh talebesi, bu yola girmen gerekir. İlim ehlinin halkalarına katılarak fıkıh talebeliği yapan kimseleri gayesine ulaştıracak en sağlam, en hızlı  ve  en güzel vesilenin,  şeriat konusunda fıkıh edinebilme vesilesi olarak dört mezhepten birini mezhep edinmesi, yani mezhepli olması  olduğunu gördük.

Niçin özellikle bu dört fıkıh mezhebini zikrediyorum? Çünkü geri kalan fıkhî mezhepler..Ya çoğu; Evzaîlik ve Süfyanîlik gibi yok olup gitmiş yada  Zahirîlik gibi muteber değildir.  Bu sebeple  şeriat alanında fıkıh sahibi olmak için en güzel vesile bu dört mezhepten birini seçerek tabi olmandır.  Bu mezheplerin hepsi de  şeriat ile ilgili fıkıh edinmek için birer yoldur.

Bu dört mezhebi ümmet yüksek bir özenle intikal ettirmişler, bunun üzerine bir araya toplanmışlardır.  Bu mezhepler birçok tabisi olarak hizmet edilmiş  bir  şekilde bize kadar ulaşmıştır. İlim adamları,  şerh, telif, asla döndürme, ferî meselelere ayırma, istidlal, istinbat, delil ve  nasların tahrici, mezhep fakihlerinin biyografileri, hallerinin beyanı  gibi birçok açıdan bu mezheplere hizmet için yarışmışlardır.  Bu mezhepler olgun fıkıh serveti ile zengin fıkhî ekoller oluşturmuşlardır.

Bu nedenle ey  fıkıh talebesi, bu mezheplerden birini seçtiğin zaman bu mezhebi  şeriat ahkâmı konusunda fıkıh öğrenmek için bir vesile edin. Açlığını, susuzluğunu bu ekolün o muazzam ağaçlarından, nehirlerinden ve  meyvelerinden faydalanarak giderirsin.  Bu mezheplerden her biri ilim adamalarının kendilerini hizmetine adadıkları  bir fıkhî ekoldür.  Bu dört fıkıh mezhebinin çatısı  altında diğer mezheplerde bulamayacağın fıkıh vesileleri bulacaksın. Bunları  neden söylüyorum? Müteahhir (son dönem) ilim adamlarından biri olan  Şevkânî rahimehullâh’a karşı  cevap için  bunları  söylüyorum.  Zira o,  fıkıh talebelerini bu dört mezhepten uzak olarak fıkıh öğrenmeye  davet etmiştir. 

Şevkânî’nin bu sözlerini  Edebu’t-Tâlib ve el-Kavlu’l-Mufîd  fi’l-İctihâd ve’t-Taklîd  adlı  iki eserinde yazdıkları  içerisinde incelediğimde O’nun bu çağrısının kendi yaşadığı  çağda -on üçüncü asırda yaşamıştır- ve  özellikle de ülkesi Yemen’de baskın olan donukluk ve  taassuba karşı  bir tepki olduğunu gördüm.  Şevkânî bu daveti ile söz konusu iki hastalığın  şiddetini kırmayı  istemiştir. Fakat bu durum, onun bu metodunun uygulanabilir olduğu ya  da uygulandığında çıkacak sonuçların övgüye  şayan olduğu anlamına gelmez. Fıkıh talebelerinin zengin ve  dopdolu olan bu büyük fıkhî ekollerden uzak kalarak fıkıh öğrenmeleri ne makul, ne de pratik bir çözüm değildir.

Bu nedenle Şevkânî  rahimehullâh’ın görüşünü uygulamaya  çabalamış  olan fıkıh talebeleri dört mezhebin kitaplarını  bırakıp  Şevkânî’nin kendi kitaplarına yönelmişlerdir. Mezhepliliğe fakat  Şevkânî’nin mezhebi ile mezheplenmeye  yakınlaşmışlardır. Muhaddislerin  (Allah onlara rahmet etsin)  kitapları vasıtasıyla  şeriat konusunda fıkıh sahibi olmaya çalışanların geneli,  fikirleri darma dağınık olmakta ve  şaşkınlığa düşerek kendilerini kaybetmişlerdir.

Neden?

Çünkü mütekaddim muhaddisler(29)  ya  müçtehit bir imamdır ya  da dört mezhepten birine tabi olan bir zattır.  Doğrudur, bazı  muhaddisler fıkıh ve  rivayeti bir araya cem etmişlerdir.  Bunlar  İmam Buhârî, Muslim, dört sünenin sahipleri olan Ebû Dâvud, Tirmizî,  Nesâî,  İbn Mâce gibi muhaddis fakihlerdir.  Fakat muhaddislerin ekseriyetinde rivayet sanatı  baskındır.  Onlar bu konuda mazurdurlar.  Çünkü mesele uzmanlık meselesidir. Ancak muhaddislerin kendi görüş  ve  istinbatlarının toplamı  ile teşkil ettikleri fıkıh ekolü ne fıkıhçıların ekolüne, ne de dört mezhebe alternatif teşkil edemez.  Evet bu da büyük muazzam bir ekoldür.  Kesinlikle değerini küçümsemiyoruz. Fakat doğru olan bu ekolün fıkıhçıların ekolünü tamamladığını  söylememizdir.

Ey  fıkıh talebesi! Senin yapman gereken mezhepliliği  şeriat ahkamı  ile ilgili fıkıh sahibi olmada gaye  değil vesile edinmektir.

Taassup ve  donukluk hastalığına tutulursan mezheplilik gayeye  dönüşmüş  olur ve  işte o zaman Allah’ın hükmünün ne olduğunu öğrenmek gayesine ulaşamazsın.  Donukluk bulutları  ve  taassup tozları  bu gayeyi engeller.  Bu nedenle ey fıkıh talebesi, meşhur olan dört mezhepten birine bağlanıp mezhepli olmayı  fıkıh talebi için vesile edinmen konusundaki önerimiz, senin için taassubu mübah görüyoruz manasına gelmemektedir.

Kaynak
İLİM Ansiklopedisi
« Son Düzenleme: 08 Şubat 2020, 18:07:43 Gönderen: Admin »
Allah var gam yok.!